TOUR OF TURKEY

Bir Zamanlar Caddebostan’da

Yol bisikletini seviyoruz. TUR’umuzu da seviyoruz ama kafamıza bir şeyler takıldı. İçimize sinmeyen bir şeyler yaşandı. Biz de onları paylaşmaya çalıştık. İkimiz de kendi üslubumuz ve bakış açımızla. İyi okumalar.

 

 

BİR ZAMANLAR CADDEBOSTAN’DA

Bu bir bisiklet yazısı değil. Okuduğunuzda öyle olduğunu düşünebilirsiniz; ama hayır! Beklentileriniz bu yöndeyse uyarıyorum: Yanlış yerdesiniz. Hepimiz öyleyiz.

Zamanı geri saralım ve geçen yıla dönelim. Yaygın kullanımıyla Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu, benim tercih ettiğim şekliyle Türkiye Turu’nun (kısaca TUR) 50. edisyonununson gününe…(1) Az önce Mark Cavendish’in Elia Viviani ve Andrea Guardini’yi geride bıraktığı nefis bir sprint finişi izlemiş, TUR’u uğurlamak üzere poydumun hemen önünde ödül seremonisini bekliyorduk. Malum, tüm bu podyum tantanalarının sevimsiz bir yanı vardır. Sporculara ödüllerini sunmak üzere devlet erkânından bazı takım elbiseli adamlar sahneye çağırılırlar. İşte, onlardan biri de dönemin İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu’ydu ve sahneye adımını atar atmaz yuhalanmaya başlamıştı.

Geçen hafta TUR 2015’in basın lansmanını izlerken akımda bu manzara vardı. “Taze Cumhurbaşkanımız Caddebostan’a teşrif ederse seyircilerin tepkisi ne olur, bu tepkiye Cumhurbaşkanı ne reaksiyon gösterir?” diye soruyordum kendi kendime. 301 kişinin öldüğü Soma’da müşavirinin madenci yakını tekmelediği, kendisinin markette sıkıştırdığı bir başkasının üzerine yürüdüğüanlara tanık olmuştuk ve yaşanabilecek hiçbir şey bizi şaşırtmazdı. Tüm bu şenlikli bilinçaltı yolcuğunun ardından gördüm ki merakım boşunaymış. Zira İstanbul-İstanbul etabının gelenekselleşen rotası değiştirilmiş, yarışın Anadolu yakasına teğet geçip başladığı gibi Sultanahmet’te bitmesi kararlaştırılmıştı.(2) Lansmanın ardından ufak çaplı bir yaygara koptu. Çoğunluğun ortak görüşü, bu son dakika değişikliğinin(3) ardında Tayyip Erdoğan parmağı olduğu yönündeydi. Kanlı bıçaklı olduğu Kadıköy ve Kadıköylü yerine, rahatlıkla miting alanına çevirebileceği Sutanahmet’i tercih etmişti.
TUR üzerindeki siyasi baskılar bu şekilde başladı; ama bununla sınırlı kalmadı. Koca bir koruma ordusunun, bisiklet süren Erdoğan ve şürekâsının peşinden koşturduğu Üsküdar’daki Basın Turu kepazeliğini bir kenara bırakıyorum; skandalın büyüğü, aralarında Evrensel, BirGün ve Cumhuriyet gazetelerinin de olduğu 13 basın kuruluşunun akreditasyon iptaliyle patlak verdi.(4) İcraatin arkasındaki isim belliydi elbette ve aynı isim, hemen yukarıda adını andığım Basın Turu’ndan sonra mikrofonu eline alıp bisikleti sevdiremediklerinden dem vurmuştu… Çok geçmeden Cumhurbaşkanlığı Basın Müşavirliği geri adım atıp olay “tatlıya” bağlanmış görünse de, bu aleni sansür denemesi, TUR’un yarım asırlık tarihine kara bir leke olarak çoktan geçti bile…

Bilgisayarımın sağ alt köşesinde tarihin 24 Nisan olduğu yazılı. Basit bir matematik hesabı, TUR’un 51. startına 48 saatten az bir süre kaldığını söylüyor. Burada Tom Boonen; Mark Cavendish ve Andre Greipel arasında geçmesi muhtemel sprint finişleri veya Elmalı zirvesini kimin ilk sırada geçeceğinden bahsetmek isterdim; ama bisiklet de ülke gündeminden azade değil ve o gündem, elimizde kalan son güzellikleri konuşmaya fırsat vermiyor ne yazık ki. Yetmezmiş gibi bir de karşımızdaki binayı yıkıyorlar. Ortalık toz duman, gürültü gırla. “Kendimi intihar edeceğim geliyor.”(5)

 

Yazar: Murat Elgin

@MuratElgin / @BisikletDukkani

 

TALİ YOL: KADIKÖY – BOSTANCI

Anadolu Yakası’nın gençlerinde bir sıkıntı var. Hem kendi içlerinde bir sıkıntı yaşıyorlar, hem de “yeni” cenaha sıkıntı yaşatıyorlar. Orijinal ismiyle Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun 2015 tanıtımları şöyle hafif bir mide ekşimesi oluşturdu. Böyle kalitesiz margarinden yapılma bayat poğaça yemişsin gibi. Ya da yazın sıcağında portakal suyuna doyamamış, ikinciyi, üstüne üçüncüyü içmişsin gibi. Öyle bir yanma, ekşime.

Andolu Yakası’nın TUR’un son etabında neşter yemesi kesin gibiydi. Geçen seneki İstanbul etabının ardından gerçekleşen ödül törenindeki protestolar hatırımızda. Anadolu Yakası da böylelikle yedi cezayı en güzelinden. Ceza verdiler ama özellikle sponsorlar açısından yanlış bir hamle oldu 2015’in TUR ayağı. Sporun, bisikletin, yol bisikletinin kalbi her zaman için “eski” cenahın şeytan işleridir. Anadolu Yakası da bunun kalbidir. Kadıköy’den Pendik’e giden sahil yolunun çırpınan bisiklet insanları, ter dökmeye, peloton kurma arzularına, kaçış yapmalarına, her pedalda “öf ulan”larına devam eder. Kendi sürdükleri yolda Cavendish’in de sürmesi, kan pompalaması, suyundan bir fırt çekmesi her zaman akıllarındadır ve TUR’un son etabı her zaman onları onore etmiştir. Neyse. Geçti artık.

Birkaç hadise daha var. Yaşanan makamın yeni sahibine, illa bir şeyler yapılması gerekiyordu. Parkur değişti. Bir de “kişiye özel” bisiklet tasarlandığı söylendi. Hadi hepsini gülümseyerek, “peki, tamam” dediğimizi var saydık da, o üç kuruşluk etiket nedir yahu? Ucuz işçilik, bayağıya kaçma, sadece popülizm. Yok mudur bir yaratıcı, derinlik sahibi, basite kaçmayan? Yoktur demek ki. Takılıyorum işte böyle ufak şeylere. Eninde sonunda detaylar değil mi resmin tamamını oluşturan?
Aklıma takılan son hadise ise basın mensuplarının akreditasyon sorunu. Sadece bazı gazetelerin TUR 2015 akreditasyonlarının iptal edildiğiyle ilgili bilgi verdiğim için, “derdiniz ne sizin arkadaşlar, üzüm mü yemek bağcıyı mı dövmek hele bir anlatın bakayım” gibi bir “eleştiri” sunuldu. Her şeyde bir “yeme” meselesi. Yemiyoruz işte kardeşim.

Umarım TUR 2015, “ülke tanıtımı”nın ötesine geçer. Google diye bir şey var. Kimsenin ülkesini tanıtmaya ihtiyacı yok. Artık bir tarzının olması önemli. Fark yaratabilmen önemli. Merak ettirmen önemli. Önemli olman önemli.

 

Yazar: Onur Narinoğlu

@onarinoglu / @bisikletta

 

Dipnotlar:

1- 1 Mayıs’tan 3 gün sonra, Gezi Direnişi’nin yıldönümünden 3 hafta önce.
2- Etabın yeni rotası: https://www.tourofturkey.org/2015/TR/etap/8-istanbul-istanbul
3- Değişiklik, basın lansmanından bir gün önceki Valilik toplantısında alındı. Lansman günü dahi, TUR’un resmi sitesinde etabın eski profili yer alıyordu.
4- Alfabetik olarak; Aksiyon, Aydınlık, BirGün, Bugün, Cihan Haber Ajansı, Cumhuriyet, Evrensel, Meydan, Samanyolu, Sözcü, Taraf, Yeniçağ ve Zaman.
5- Can Yücel şiiri: Vaziyet-i Umumi. (Seke Seke, s.47, Doğan Kitap)

 

Kapak fotoğrafı: http://www.internethaber.com/cumhurbaskani-erdogan-bisiklet-surdu-foto-galerisi-39991.htm

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s