• Fransa Turu; son yıllarda kendini adıyla var ediyor, heyecan açısından Giro, hatta Vuelta’nın gölgesinde kalıyordu. Birçokları bunu -haklı olarak- “Sky dominasyonu”na bağlasa da, benim için bir numaralı sebep ASO’nun parkur tercihleriydi. İlk haftayı tamamen sprint etaplarına ayırıp uzun kilometreler boyunca ızdırap çekmemize neden oluyorlardı. Roubaix yollarını eklemek gibi bazı denemeler yapsalar dahi, alışkanlıklarından bir türlü vazgeçememişlerdi. Nihayet bunu kırmayı başardılar. Evet, “sprint” etapları yine çoğunluktaydı; ama hemen hepsinde işin içine klasik öğeleri eklediler. Yanı sıra La Planche des Belles Filles ve Saint-Etienne gibi genel klasmanı doğrudan etkileyecek etaplar yerleştirdiler. En nihayetinde, son yılların en keyifli açılış haftasını izledik. Draması bol, heyecanı yüksek, can sıkıntısı minimumda.
  • Dün sabah bilgisayarın başına oturduğumda ilk haftanın önemli ayrışmalara neden olmadığını, yakın farklara rağmen kimin ne durumda olduğuna dair ipuçları edindiğimizi, Pinot ve G’nin yarışın en büyük iki favorisi olduğunu yazmıştım… Sonra yarışı izledim. Hatta başta izlemiyordum bile. Twitter’da “Rüzgar var, sıkıntı çıkabilir” mealindeki gönderileri görünce hemen televizyonu açtım. EF bir denedi, iki denedi; olmadı. Daha sonra Alaphilippe öne geldi ve film koptu.
  • G ile Quintana arasında 52 saniye ve genel klasman şansını sürdüren beş isim daha var. Çizgiyi de oraya çekmek lazım. Uran‘dan başlayarak; Bardet, Fuglsang, Porte ve Landa‘nın şanslarını yitirmişe benziyor. Pinot ise gri alanda. Mevcut fark (1′ 21″) şampiyonluk ihtimalini büyük ölçüde yok ettiyse de, düne kadar gösterdiği performans içimde ufak bir umut ışığı taşımamı sağlıyor. Her şey bir kenara, belli ki Ineos‘u alt etmek yine hiç kolay olmayacak.
  • İlk hafta sprinterler için çocuk oyununa döndü. Viviani tutmuş, Groenewegen pişirmiş, Sagan yemiş; Ewan “Hani bana, hani bana?” demiş.
  • On etabın dördünü Jumbo-Visma kazandı. Üstelik üç ayrı isimle ve bir kez de komple takım olarak. Ayrıca Teunissen sarı, van Aert ise beyaz mayoyu taşıdı. Kruijswijk‘ın La Planche des Belles Filles’de zorlanmasına rağmen genel klasmanda G’nin sadece 15 saniye arkasında olduğunu da hesaba katarsak, on üzerinden onluk bir hafta geçirdiler. Bennett’in dünkü kaybına fazla üzüldüklerini sanmıyorum. Artık önlerinde yoğunlaşabilecekleri tek bir hedef var.
  • Van Aert‘ın harika başlayan yol kariyerinde tek eksiği yarış galibiyetiydi. Dauphine’de bu noksanı giderdikten sonra -ki, üst üste iki etap kazandı- gerisi çorap söküğü gibi geldi. Akabinde Belçika ulusal zamana karşı şampiyonluğu ve şimdi de ilk Fransa Turu’nda ilk etap galibiyeti. Bahar döneminde belalısı van der Poel‘ün gölgesinde kaldıktan sonra kendini tekrar vitrine çıkarttı.
  • De Gendt, panache ile yarış zekasını aynı potada eriten nadide bir bisikletçiye, sahip olduğu “kısıtlı” rolle pelotonda en çok saygı duyulan isimlerden birine dönüştü. Onu izlemek büyük keyif.

 

* * *

Sarı mayo: Julian Alaphilippe
Yeşil mayo: Peter Sagan
Polka-dot mayo: Tim Wellens
Beyaz mayo: Egan Bernal

* * *

G
Bernal (+4″)
Kruijswijk (+15″)
Buchmann (+33″)
Mas (+34″)
A. Yates (+35″)
Quintana (+52″)
Pinot (+1′ 21″)
Uran (+2′ 06″)
Bardet (+2′ 08″)
Fuglsang (+2′ 10″)
Porte (+2′ 47″)
Landa (+3′ 03″)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s