• Harika bir yarış izlemeye devam ediyoruz. Seyir zevki bir yana, genel klasman mücadelesi de iyice tadına doyum olmaz bir noktaya geldi. Pau zamana karşısı ile başlayan üç günlük süreç, bir grubu elerken, su yüzeyinde kalanları iyice birbirine yakınlaştırdı. Alaphilippe’in bir buçuk dakika arkasında kızılca kıyamet kopuyor adeta. İkinci sıradaki G ile altıncı sıradaki Buchmann‘ı sadece 39 saniye ayırıyor. Açık bir yarış olacağını biliyorduk; ama ne yalan söyleyeyim bu kadarını beklemiyordum. Nefis, nefis!
  • Pinot, malum etapta kaybettiği zamanın tamamını geri almayı başardı. Final haftasına girerken sarı mayonun 1′ 50″, G’nin ise sadece 15 saniye arkasında. Yarışın başından bu yana en güçlü isim o. Yumruk yedikten sonra ayağa kalkmayı başararak psikolojik üstünlüğü de eline geçirdi. En büyük korkum, geçtiğimiz üç günde gösterdiği eforun Alpler’de performansını etkilemesi. Az bir farkla kaybederse çok yazık olacak. Her şeye rağmen… Ne dersiniz?
  • ALLEZ THIBAUT! ALLEZ MON GRAND! T’ES GRAND AUJOURD’HUI!
  • Paris’e beş kala Alaphilippe‘in şampiyonluk ihtimalini konuşacağımızı söyleseler gülüp geçerdim herhalde. Şu an o noktadayız. “Mayoyu tutabilir mi, tutamaz mı?” derken son haftaya bir buçuk dakika farkla lider giriyor. Dinlenme günü ve ardından gelecek iki geçiş etabı, enerjisini toplamak için büyük fırsat. Zira önünde 2.000 metre üzeri beş tırmanış, Galibier ve Iseran gibi kelle almak için bekleyen iki canavar var. Şahsen, sürdürülebilir bir performans gösterdiğini düşünmüyorum. Fizik kurallarını zorlayabilirsiniz; ama bu kazanabileceğiniz bir savaş değildir.
  • Ineos, kurulduğu yıldan bu yana ilk kez (Froome’un abandone olduğu 2014 hariç) yarışı kontrol altında tutamıyor. Bunu sırf Froome’un yokluğuyla açıklayamayız. Takıma genel bir formsuzluk hakim. Dağlara vurduğumuzda domestikler birer birer geriye düşüyorlar, ki bu alışık olmadığımız bir manzara. Nicelik olarak hakim olamayınca ataklara da bireysel cevaplar vermek zorunda kalıyorlar ve şu ana kadar pek başarılı olamadılar. Yine de bu yarışı kazanabilirler. Fakat bunu G ile mi yapacaklar; ondan emin değilim. Bernal, ona oranla daha az kırılgan görünüyor. Alpler çok şeye gebe.
  • Jumbo-Visma is the new Sky. Lakin Kruijswijk bir Froome değil.
  • Quintana, son şansını da çarçur etti. Berbat performansı bir kenara, Movistar da ona tamamen sırt çevirmişe benziyor. 2012’de büyük umutlarla başlayan hikayenin bu şekilde sona ermesi üzücü. Önümüzdeki yıl Arkea’da yeni bir sayfa açmaya çalışacak; ama bu saatten sonra bir etap yarışçısından öteye gidebileceğini düşünmüyorum.
  • İkinci haftanın yıldızların biri de Simon Yates‘ti. Dört güne iki etap sığdırdı. Üzerinde genel klasman baskısı olmayınca muazzam bir etap avcısına dönüşüyor. Adam‘a bakıcılık yapma gereği de ortadan kaltığına göre, üçüncü etabı kovalamak için önünde hiçbir engel yok demektir. Hatta bakarsınız, iki kardeşi beraber kaçarken görürüz.

 

* * *

Sarı mayo: Julian Alaphilippe
Yeşil mayo: Peter Sagan
Polka-dot mayo: Tim Wellens
Beyaz mayo: Egan Bernal

* * *

Alaphilippe
G (+1′ 35″)
Kruijswijk (+1′ 47″)
Pinot (+1′ 50″)
Bernal (+2′ 02″)
Buchmann (+2′ 14″)
Landa (+4′ 54″)
Valverde (+5′ 00″)
Fuglsang (+5′ 27″)
Uran (+5′ 33″)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s