Pandemi koşulları ve Eurosport’un korkunç yayın tercihlerinin dahi gölgeleyemediği unutulmaz bir yarış izledik geçen yıl. İnan Özdemir’in söylediği gibi, Cancellara-Boonen rekabetinde asla sahip olamadığımız bir finaldi bu. Eh, bu leziz yemeğin tadına vardık bir kere, azına tamah etmeyiz… Uzun uzadıya teknik analizlerle tadınızı kaçırmak istemiyorum. Arkanıza yaslanın ve büyük rekabetin tadını çıkarın. Sadece şunu söyleyeyim: Van Aert geçtiğimiz haftayı daha iyi geçirse de, Van der Poel‘ün hedef yarışlarda daha başarılı olduğunu düşünüyorum.

Deceuninck-Quick-Step, hangisi kazansa şaşırmayacağımız beş isimle geliyor yarışa. Alaphilippe, Lampaert, Asgreen, Senechal ve Ballerini… Teke tekte hiçbirinin Van der Poel-Van Aert ikilisine karşı koyma imkanı yok. Fakat takım oyunuyla ibreyi kendilerine çevirebilirler. QST’nin niyeti de, alamet-i farikası da bu zaten. Oude Kwaremont’da oluşması muhtemel favoriler grubuna birden fazla (mümkünse üç) adam sokabilmek, zafere giden yolda kritik öneme sahip. Daha sonra Paterberg’de işi bitirmeye çalışacaklar. Peki Alapphilippe mi, “diğerleri” mi? Ben oyumu “diğerleri”nden yana kullanıyorum. Özellikle Lampaert ve Asgreen‘in mevcut formlarını düşünürsek.

Spartacus bisikleti bıraktığında Stuyven 24 yaşındaydı ve herkes ondan yeni Cancellara olmasını bekliyordu. Aradan geçen dört yılda kalbur üstü bir klasikçiye dönüştü dönüşmesine; ama hep bir şeyler eksikti. O eksiği bu yıl, Milan-San Remo ile kapattı. Stuyven artık bir monument şampiyonu! Aynı reçeteyi bu sefer Ronde’de uygulamaya çalışacak. Papaz her zaman pilav yemez tabii.

Van Baarle, geçtiğimiz haftanın en dikkat çekici isimlerinden biriydi. E3’de yedinci, Gent-Wevelgem’de sekizinci olduktan sonra Dwars door Vlaanderen’de fazlasıyla hak edilmiş bir şampiyonluk kazandı. Bu, kariyerindeki ilk tek günlük yarış galibiyetiydi aynı zamanda. Daha önce üç kez ilk 10 gördüğü Ronde’ye, hiç olmadığı kadar güçlü geliyor anlayacağınız. Hedefini podyum olarak belirlediğine eminim. Ulaşması hayli zor bir hedef olsa da…

Matthews, Ronde’ye ilk kez geçen yıl katılmış, ilk beşin kıyısından dönmüştü. Tadını almış olacak ki, şansını tekrar deniyor. Bugüne kadar neden es geçtiğini anlamıyordum zaten. Bu yıl Milan-San Remo’da altıncı, Gent-Wevelgem’de beşinci oldu. Formda olduğunu çıkarsamak zor değil. Kendine sprint atma şansı yaratırsa geçen seneki derecesini geliştirebilir.

Sagan, Covid-19’u atlattıktan sonra tam işleri rayına koyuyordu ki bu sefer de Bora-Hansgrohe’nin E3 ve Gent-Wevelgem’den çekilmesiyle kritik öneme sahip yarış kilometrelerinden mahrum kaldı. Katalunya Turu’nda iyi gözüktü; ama oraya bakarak Ronde’ye dair öngörüde bulunmak çok zor. Tam bir muamma. Yine de “Sagan, Sagan’dır” diyelim.

Van Avermaet, CCC’de geçen iki kayıp yılın ardından, yeni takımıyla tekrar iddialı olma peşinde. Artık yaşı 36’ya dayandı. Perde yavaş yavaş iniyor. “Son şans” diyesim gelmiyor; ama kendini, kariyerini Ronde kazanamadan bitireceği gerçeğine alıştırması gerekiyor. Biz de öyle. Hayman-esk bir çılgınlık yapmasını beklemiyorsak tabii. Sahi, bekliyor muyuz?

Fransızlar Jacky Durand’dan bu yana (1992) Ronde’yi kazanamıyorlar. Alaphilippe 29 yıllık bu orucu bozabilir mi bilmiyorum; ama bozamasa bile endişeye mahal yok; çünkü arkadan Turgis geliyor. Geçen yıl dördüncü olup dikkatleri üzerine çekmişti. Bu yıl da gayet iyi gidiyor. Katıldığı hemen her yarışı ilk 10 cibarında bitirdi. Bu yaşta bu istikrar hayli umut verici. Gelişmeye devam.

Kısa Kısa

Kristoff: Kariyerindeki Ronde derecelerini sıralıyorum: 15-4-5-1-4-5-16-3-3… Başka bir şey söylememe gerek yoktur sanıyorum.

Pedersen: Ronde için kilometre yapması gereken dönemi karantinada stres altında geçirdi. Milan-San Remo’yu da koşmadığını düşünürsek, yarışa hiç de hazır bir şekilde gelmiyor. Yoksa ismi çok daha yukarılarda olurdu.

Vanmarcke: Unutmak isteyeceği günleri mumla arar oldu. 2016’dan bu yana Ronde’de ilk 10’a giremiyor. Cancellara’yı çok özlüyor olmalı. İnanması güç gerçekten.

Naesen: “O eski halimden eser yok şimdi…”

Benoot: Finiş gördüğü her yıl yarışı ilk 10’da bitirmeyi başardı. İlk büyük çıkışını yaptığı yarış da yine Ronde’ydi. Her ne kadar zamanla tırmanışçıya evrilse de, Ronde’nin gönlündeki yeri ayrıdır.

Trentin: Ronde, genel itibariyle başarılı olduğu yarışlardan biri değil. Bugüne kadar 13.’lükten öteye gidemedi. Bu seneki derecelerine baktığımızda (Gent-Wevelgem’deki podyuma rağmen) sonuç değişecekmiş gibi durmuyor.

Bettiol: 2019’da yarışı kazandıktan sonra pek bir numarasını göremedik. Tek şarkılık ünlüler gibi…

* * * * * Van der Poel, Van Aert

* * * * Lampaert, Asgreen

* * * Alaphilippe, Stuyven, Van Baarle

* * Senechal, Matthews, Sagan, Van Avermaet

* Turgis, Kristoff, Pedersen, Vanmarcke, Naesen, Benoot

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s