• İlk hafta oluşan farklar büyük oranda korunuyor. Pogacar, beş dakikanın üzerinde bir avantajla hâlâ lider. Değişeceğe de benzemiyor. Tırmanışlarda yüzüne dikkat edin. Hiçbir yorgunluk, güçlüksüz emaresi göremeyeceksiniz. Pogi’nin yeri sağlam; ama ondan sonrası tufan. İkinci Uran‘la altıncı Kelderman‘ı sadece 44 saniye ayırıyor. Üçüncü hafta kırıcı bir podyum mücadelesi izleyeceğiz.
  • Cavendish, iki etap daha kazanıp Eddy Merckx‘le galibiyet sayılarını (34) eşitledi. Rekora tek başına sahip olabilmek için önünde iki şans var. Rüya senaryo, rekoru Champs-Elysees’de kırması elbette. Fakat 19. etapta kazanıp Paris’e kafası rahat bir şekilde gelmesini tercih ederim sanıyorum. Cav, her ne kadar rekoru düşünmediğini söylese de, tarihin eşiğinde beklerken aklını meşgul etmemesi mümkün değil. Paris’e ulaştığı takdirde yeşil mayonun da sahibi olacak. İlkinden tam 10 yıl sonra… Gerçekten inanılmaz.
  • İkinci haftanın yıldızı Van Aert‘dı kuşkusuz. Herkes ondan sprint kazanmasını beklerken o gitti Mont Ventoux etabını aldı. Fakat geçen yılı hatırlayanlar için çok da şaşrtıcı olmamıştır sanıyorum. Ben sıramı o zaman savmıştım… Haliyle hemen “İlerde Fransa Turu’nu kazanabilir mi?” soruları sorulmaya başlandı. Genel klasman başka bir dava. Ben çok daha gerçekçi bir senaryodan bahsedeyim: Kafaya koyması durumunda, uygun da bir parkur bulursa, hem yeşil hem de polka-dot mayoyu kazanamaması için hiçbir sebep yok.
  • Cavendish’in kazandığı sprint etapları dışında tüm etaplar kaçıştan isimlere gitti. Bunlardan iki tanesi Politt ve Kuss, ilk Fransa Turu galibiyetlerini aldılar. Giro’dan bu yana sürekli şansını deneyen Mollema da dört yıl aradan sonra ilk büyük tur etabını kazandı. Trek-Segafredo’nun da yarışını kurtardı.
  • Üçüncü haftaya hızlıca bir göz atalım. Önümüzde genel klasmanı etkileyecek üç etap var. 17 ve 18. etaplarda iki tane zirve finişi izleyeceğiz. İlkinde Col du Portet, ikincisinde Luz Ardiden çıkılacak. Carapaz, bu iki etapta Vingegaard, Uran ve hatta Kelderman gibi güçlü zamana karşıcılara fark yaratmak zorunda. Yoksa cumartesi günü büyük bir hüsran yaşayabilir. Şahsen Vingegaard’ın podyumda olacağına inanıyorum. (Umarım Jumbo-Visma da aynı kanıdadır.) Son basamağa gelince… En iyisi ben size sorayım: Carapaz mı, Uran mı?

* * *

Sarı mayo: Tadej Pogacar
Yeşil mayo: Mark Cavendish
Polka-dot mayo: Wout Poels
Beyaz mayo: Tadej Pogacar

* * *

Pogacar
Uran (+5′ 18″)
Vingegaard (+5′ 32″)
Carapaz (+5′ 33″)
O’Connor (+5′ 58″)
Kelderman (+6′ 16″)
Lutsenko (+7′ 01″)
Mas (+7′ 11″)
G. Martin (+7′ 58″)
Bilbao (+10′ 59″)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s