The Transcontinental Race 2017 Başlıyor

Jules Verne‘in Denizler Altında Yirmi Bin Fersah, Dünyanın Merkezine Yolculuk ve Seksen Günde Devr-i Âlem kitaplarından en az birini, herkes çocukluğunda okumuştur. Jules Verne’in zihinlerimizde başlattığı bu hayâl yolculuğuna devam edenlerimiz de illaki vardır. Kimisi okumaya ve hayâl kurmaya devam ederek, kimisi ise yola koyularak. The Transcontinental Race de yola koyulmaya karar verenler için biçilmiş bir kaftan.

The Transcontinental Race, her yıl düzenlenen, dışarıdan destek alamadığınız, ultra mesafe bir bisiklet yarışı. Bu yarış tamamen sizin zaman ve bitmek bilmeyen yolla olan mücadeleniz. Günün sonunda kronometreyi durduran kimse yok. İster otelde 4-5 saat rahat bir uyku çekin, isterseniz çadırda ya da bivak torbasında 2-3 saat kestirin. Bu tamamen size kalmış. Bu seneki yarış 28 Temmuz’da başlıyor!

 

Yarış ilk zamanlarında, Londra’dan başlayıp İstanbul’da sonlanırdı. Ben de ilk haberdar olduğumda başlangıç ve finiş böyleydi. Ancak bu yılki edisyon, son üç yılda olduğu gibi Geraardsbergen – Belçika’dan başlarken, Meteora – Yunanistan’da sonuçlanacak (ilk kez ülkemizde sonlanmayacak). Bu iki ülke arasında seyahat ederken uğranması gereken 4 check point söz konusu. CP1: Schloss Lichtenstein – Almanya, CP2: Monte Grappa – İtalya, CP3: Tatra Mountains – Slovakya ve CP4: Transfăgărășan – Romanya. Yarışçılar, uğramaları gereken noktaları istedikleri yollardan, istedikleri şekilde gidebilecekler. Herkes kendi rotasını çizecek ve en kısa zamanda Meteora’ya ulaşmaya çalışacak.

Yarışın organizatörü Mike Hall da bir uzun mesafe yarışçısıydı. Yarışçısıydı diyorum çünkü, Mike Hall 31 Mart’ta Indian Pacific Wheel Race’te yarışırken, bir aracın bisikletine çarpması sonucu, 35 yaşında Avustralya’da yaşamını yitirdi.

The Transcontinental Race 2017’ye, yani 5. edisyonuna 8000 civarı bir başvuru söz konusu oldu ve bunların sadece 277’si kabûl gördü. Ülkemizden Hüseyin Gökdai (#27) ve Berk Okyay (#171) yarışa bireysel olarak, İsmail Arkan (#250a) ve Yusuf Akkuş (#250b) ise takım olarak bu seneki yarışa katılacaklar. #171 numarası, sene başında bir yarışmayla yapılıyor ve sponsor bu yarışmacının her şeyini karşılayarak video çekimlerini gerçekleştiriyor. Bu numarayı kazanan isim geçen sene de yarışı tecrübe eden Berk Okyay olmuştu. Ben bu yarışı, Recep Yeşil ve Erik Nohlin‘in yarıştığı Specialized AWOL Transcontinental bisikletleri için çekilen belgeselden öğrenmiştim. Sizden umarım bu yazı vasıtasıyla öğrenir ve bu tutkunun bir parçası olursunuz. Bisikletçileri numaraları vasıtasıyla bu bağlantıya tıklayarak güncel olarak takip edebilirsiniz.

Tüm yarışmacılara ve özellikle bizim arkadaşlara başarılar!

*Bahsettiğim belgesel videolarını aşağıdaki YouTube bağlantılarından izleyebilirsiniz.

 

 

Team Sky’ın TUE Muamması

Öncelikle TUE’nin ne olduğuyla başlamak gerekiyor… TUE, “therapeutic use exemption” kelimelerinin baş harflerinden müteşekkil bir spor/doping terimi. Türkçesi, “tedavi amaçlı kullanım istisnası”. Adından da anlaşılacağı üzere; yasaklı ilaçların özel izinle kullanımı, anlamına geliyor. Konunun merkezinde ise genellikle astım ilaçları yer alıyor. İçeriğinde bulunan terbutalin maddesi doping kapsamında sayıldığı için, astım hastası sporcuların bu ilaçları kullanımı, bazı prosedürlerin yerine getirilmesine bağlı. “Astımım var, o yüzden kullandım,” demek, anti-doping kurulları nezdinde hiçbir anlam ifade etmiyor yani.

Gelelim Sky mevzuuna… Tartışmaların fitilini ateşleyen olay, Fancy Bears adlı Rus hacker grubunun, 25 kadar sporcunun WADA’daki kayıtlarını sızdırmasıydı. Bu isimler arasında Bradley Wiggins de yer alıyordu ve raporlar, Wiggo’nun düzenli olarak TUE kapsamında yasaklı ilaçlara başvurduğunu gösteriyordu. (Britanyalı bisikletçinin astım hastası olduğunu belirtelim.)

gettyimages_451898978_670

Dave Brailsford

Daha sonra sahneye gazeteci Matt Lawton çıktı. Lawton, Daily Mail’de yayınlanan haberinde, 2011 Dauphine son etabından önce Wiggins’e gizemli bir paket ulaştırıldığından bahsediyordu. Paketi İngiltere’den Fransa’ya getiren isim eski British Cycling çalışanı Simon Cope (kendisi şu an Team Wiggins’te sportif direktör); teslim alan ise dönemin takım doktoru Richard Freeman idi… Sky cephesinde yaşanan uzun süreli sessizliği takım patronu Dave Brailsford bozdu ve pakette, Fluimucil adlı balgam atıcının olduğunu söyledi. Sorun şu ki, Fluimucil’e erişim oldukça kolaydı. Yarışın son etabından önce, İngiltere’den Fransa’ya getirme zahmetine değecek bir ilaç değildi.

Bütün off-season bu tartışmalarla geçip mevzu soğumaya başlamışken dün yeni gelişmeler yaşandı. Bu satırların yazılmasına neden olan gelişmeler…

bradley-wiggins-1

Bradley Wiggins

UKAD (Birleşik Krallık Anti-Doping Ajansı) başkanı Nicole Sapstead, yürüttükleri soruşturma sonucunda, gizemli paketin içeriğine dair hiçbir bilgiye ulaşamadıklarını açıkladı. Brailsford’un iddialarını destekleyecek veya çürütecek herhangi bir kanıt bulunmuyordu. Sebebi ise ilginç. Mevzubahis tıbbi raporları dijital ortamda saklayan Dr. Richard Freeman’ın bilgisayarı, 2014 yılında Yunanistan’a yaptığı seyahatte çalınmıştı ve başka hiçbir kayıt yoktu.

Soruşturma kapsamında, Sky ve British Cycling stoklarında haddinden fazla kortizon ilacı bulundurulduğu da saptanmış. Sapstead durumu şöyle açıklıyor: “Ya bir kişi çok sayıda kortizon kullanıyor, ya da yaygın bir kortizon kullanımı var.

Durum şimdilik bundan ibaret. Su git gide bulanırken, Ölüm Yıldızı’nın etrafındaki çember de daralıyor.

 

 

 

PS: Katkıları için Anıl Can Sedef’e teşekkürler.

 

Kaynakça:

  1. http://www.cnbc.com/2016/09/15/wada-says-hackers-released-another-batch-of-athlete-data.html
  2. http://www.dailymail.co.uk/sport/sportsnews/article-3825848/Sir-Bradley-Wiggins-Sir-Dave-Brailsford-package-delivered-Team-Sky-Sportsmail-investigation.html
  3. http://www.socratesdergi.com/Posts.aspx?PostID=10259
  4. http://www.cyclingweekly.co.uk/news/latest-news/investigation-finds-no-paper-trail-skys-jiffy-bag-317343?utm_source=Twitter&utm_medium=Social
  5. http://www.cyclingweekly.co.uk/news/latest-news/simon-cope-appears-parliamentary-committee-answer-questions-jiffy-bag-317329?utm_source=Twitter&utm_medium=Social

Emniyet Şeridinde Bisikletçi Öldürmenin Cezası Bir Miktar Para

Fransız tur bisikletçisi/gezgin Christian Jean Auguste Niaffe, Marmaris’te emniyet şeridinden ilerlerken bir otomobilin arkadan çarpması sonucu geçen sene Mayıs ayında yaşamını yitirmişti. Niaffe’nin son duruşması bugün sonuçlandı ve taksirle insan öldürme suçundan kazada asli ve tam kusurlu olarak yargılanan sanık N. K. 38.000 TL para cezasına çarptırıldı.

Sanık öncelerde 5 yıl hapis cezasıyla yargılansa da, sonralarında hem ceza indirimine uğradı, hem de hapis cezasının para cezasına çevrilmesiyle dava sonuçlandı.

4 yıl 2 aylık hapis cezası 38 bin TL‘lik para cezasına çevrilirken, suçlu kişinin bu parayı 24 taksitte ödeyebileceği belirtildi!

Yani arkadaşlar, bir miktar parayla yüzde yüz suçlu olsanız bile bir şekilde bu ülkede insanları öldürebiliyorsunuz…

 

Namibya’nın Twitter Fenomeni Olimpik Bisikletçisi: Dan Craven

 

Rio 2016 Olimpiyat Oyunları yol bisikleti bireysel zamana karşı yarışında altın madalyayı İsviçre’nin yol bisikleti efsanesi Fabian Cancellara kazandı ve kariyerinin sonuna, kendisine yaraşır bir imza attı. O yarışta çok ayrı bir hikâye daha vardı ki, o da Namibya adına yarışa son anda dâhil edilen ve standart bir yol bisikleti ile yarışıp, Türkiye adına yarışan Ahmet Örken’in arkasında sonuncu olan Dan Craven.01

Dan Craven, Namibya’da bisiklet denince akla ilk gelen isimlerden biriydi ama artık onu tanıyan çok daha fazla insan var. 1983 yılında Namibya’da doğan kahramanımızın dedesi Güney Afrika’da çok ünlü bir rugby oyuncusu, koçu, eğitimcisi ve yöneticisi Daniël Hartman Craven. Aile kökleri ise elmas ticareti için Afrika’nın güney ucuna gelen İngiliz bir aileye dayanıyor. Üniversite eğitimi için Güney Afrika’ya giden Craven, önceleri triatlet olmak istiyor. İlk senesinde sadece bir kere havuza giriyor. Koşmayı da pek sevmediğini fark eden Craven, bisiklet üzerinden inmemeye başlıyor ve kariyeri yön değiştiriyor. Craven’in tam anlamıyla kendini bulduğu yer ise, üniversitenin bisiklet kulübü. Bisiklet keyfinin yanında Politika, Felsefe ve Ekonomi (PPE) eğitimini de derece ile tamamlıyor. İlginç bir dizi bağlantı ile kendini İsviçre’de profesyonel bir bisiklet kulübünün dört haftalık deneme kampına katılıyor ve gösterdiği gayret, bisiklet kariyerindeki ilk iki yılını Avrupa’da geçirmesini sağlıyor. Bu iki yıllık dönemde, Afrika kıtasında elde ettiği başarılar yolunu İngilitere’ye düşürüyor ve geçirdiği üç senenin (1 yıl Team IG-Sigma Sport, 2 yıl Rapha Condor) ardından, kısa süreli Azerbaycan ve Almanya macerasını yaşıyor. Daha sonra yeni ismi Direct Energie olan Team Europcar ile sözleşme imzalıyor ve Pro Continental seviyesini görüyor. Dan’in Team Europcar kariyeri, üç büyük turdan biri olan Vuelta a Espana’ya dahi katılmasını sağlasa da, genel klasmanda ancak 140. sırada kendine yer bulabiliyor. O da çoğu bisiklet sporcusu gibi Girona-İspanya’ya yerleşiyor ve Girona’nın tanıtımda görev alıyor. Hatta bisikletli tur rehberliği bile yapıyor. Kariyerinin başlangıcında Rapha Condor için sürmesi ve doğal karizması sayesinde bir süre Rapha mankenliği görevini de üstleniyor. Uluslararası düzeyde özellikle Afrika bisikletinde birçok birinciliği ve başarısı olan Craven, kariyerini İsrail’de Cycling Academy Team’de daha çok genç sporculara akıl hocalığı ve eğitmenlik yaparak devam ettiriyor.

02-rapha

Kahramanımızı ünlü yapan şey ise, 9 Ağustos’ta Rio Olimpiyatları’nda koşulan erkekler yol bireysel zamana karşı yarışı oldu. Namibya’yı sadece erkekler yol yarışında temsil etmek için gelen Craven, Rio’daki Olimpiyat parkurunu tamamlayamaz ve Olimpiyat yetkilileri tarafından bireysel zamana karşı yarışına katılma hakkı olduğu bildirilir. Kısa bir tereddütten sonra aynı Türkiye adına Ahmet Örken’in yaptığı gibi ülkesinin bayrağını dalgalandırmak için yarışa katılır ama sorun şudur ki, kendisinin zamana karşı bisikleti ve zamana karşının olmazsa olmazları aerodinamik ekipmanları yoktur. “Duyduğum bir istatistiğe göre, her 12 turist için Namibya’da yeni bir iş kolu açılıyormuş” diyor ve ülkesinin adı geçtiğinde merak edip Google’lanmasının ve ne kadar güzel bir ülke olduğunun görülmesini istiyor. Çok yönlü ve farklı kişiliği ile ülkesinin tanıtımı için elinden geleni yaptığı kesin ama salı günkü yarışta asıl gündeme oturan şey, yarış esnasında Twitter hesabından atılan tweet’ler. Özellikle aerodinamik olmayan ekipmanı ve aerodinami düşmanı sakallarıyla ilgili tweetleri kendisi yarışırken epey dikkat çekti. Hatta bir tweet’te, sihirli sakalının o yarışırken tweet atabildiğini söyledi. Daha sonra tweet’leri atanın kız arkadaşı Collyn Ahart olduğu anlaşıldı ama tweet’er esprili görsellerle devam etti. Uzun lafın kısası, Namibyalı bir bisikletçi Olimpiyatlar’da sonuncu oldu olmasına ama yarışa uygun olmayan ekipmanları, sosyal medyadaki şakaları ve çıkan haberlerle hem ülkesini tanıttı hem de kendinden bir hâyli söz ettirdi. Bizlere sporcuların sosyal medyada aktif olmasının, iletişim ve etkileşim kurmasının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlattı (Sosyal medya hesapları olmayan bir sürü sporcumuz, hatta organizasyonlarımız var). 2016 Rio Olimpiyatları yol bisikleti erkekler zamana karşı yarışında Fabian Cancellara ile birlikte hatırlanacak bir isim daha var ki, o da Dan Craven. En azından benim için. Ya sizin için?

Yazar: Onat Güngör

 

 

Kaynaklar:

http://www.procyclingstats.com/rider/Dan_Craven

http://lifedge.co.uk/introducing-dan-craven-part-1/

http://pages.rapha.cc/stories/girona-dan-craven

http://apartmentsandvillascostabrava.com/blog/why-girona-makes-the-perfect-base-for-cyclist-dan-craven-b1173.aspx

http://velonews.competitor.com/2016/08/news/dan-nam-accidental-time-trial_417779

http://www.cyclingweekly.co.uk/news/racing/olympics/secret-revealed-dan-craven-managed-tweet-olympic-road-race-272358

http://www.cnet.com/news/olympic-cyclist-live-tweets-his-whole-race/

https://twitter.com/berkemceylan/status/763362485156061184

 

Fotoğraflar:

1. ve 3. fotoğraf: Rapha http://pages.rapha.cc/stories/girona-dan-craven

2. fotoğraf: https://ssl.gstatic.com/onebox/media/olympics/photos/o16/live/RIOEC8A10XVDW_768x432.JPG

 

Not: Dan Craven’ın Rio 2016 Olimpiyatları’nda giydiği Namibya mayosu da Rapha tarafından tasarlanmıştır.

 

Kısa Bir İsviçre Esintisi

Bazı olaylar, usta bir yazarın kaleminden çıkmışa benzer. İnançlı bir insansanız buna “yazgı” diyebilirsiniz. Ben demeyeceğim… Roger Kluge’nin, Giro 17. etabında elde ettiği zafer işte o olaylardan. Bir sprint etabını nadir görülen son bölüm atağıyla kazanması bir kenara, hikayeyi asıl güzelleştiren, bunu takımının kapanağının açıklamasından sadece 3 gün sonra yapması…

Tatsız haberi, Giro’nun 3. dinlenme gününde aldık. IAM Cycling’in resmi Twitter hesabından paylaşılan Michel Thetaz imzalı kısa açıklamada, takımın gelecek yıl peloton’da yer almayacağı yazıyordu. İkinci sponsor arayışında başarısız olunmuş ve düşük bütçeyle alt seviyelerde yola devam etmektense dükkanı kapatmayı seçmişlerdi. “Michel Thetaz kim?” diye soracak olursanız; kendisi bir fon şirketi olan IAM’in CEO’su ve takımın sahibi.

Kapanmak zorunda kalan her takım burukluk yaratır; ama IAM Cycling’in verdiği üzüntü kişisel olarak biraz daha fazla (En son Euskaltel-Euskadi’de bunu hissettim). Sportif açıdan pek başarılı bir takım değillerdi (*). Kadrolarında hiçbir zaman öyle dikkate değer “yıldızlar” da olmadı. -Sylvain Chavanel veya Heinrich Haussler’in yıldızlıkları size kalmış. Fakat sırf mayo tasarımlarıyla dahi peloton’a renk katmayı başarıyorlardı. Kabul ediyorum, kendilerine bakışımda İsviçre sempatimin de önemli bir yeri var.

IAM’le olan bir diğer temas noktamız, takımın güler yüzlü sportif direktörlerinden Lionel Marie. Malumunuz, Marie geçen yıl Konya Torku’nun başındaydı ve yeni sezon öncesinde yaşanan olaylardan sonra “Başlarım yapacağınız işe,” diyerek IAM’in yolunu tutmuştu. Bu kış da kendisi için pek kolay geçmeyecek anlaşılan.

Sona gelirken başa dönelim. 17. etabın da öncesine. Mikrofonlar Heinrich Haussler’e döndüğünde, “Üzgünüm ve şoktayım,” demişti, “ama takım olarak mücadele etmeye devam edeceğiz.” Kluge’nin başardıklarının sonuncusu ve belki de en önemlisi buydu: Mücadeleyi asla bırakmamak. Çünkü pedal dönmeye devam ettikçe umut her zaman vardır. Bakarsınız bu zafer birkaç sponsor adayının dikkati çekmiştir ve peloton’un en güzel mayosunu yollarda görmeye devam ederiz.

 

(*) Roger Kluge’nin zaferi, IAM’in ilk büyük tur etap galibiyeti.

Veloturk Gran Fondo 2016 Erciyes

erciyes_uzun_fotoSalcano Bisiklet Festivali 3-4 Eylül’de Erciyes’te gerçekleşecek ve organizasyonun en önemli kısımlarından biri olan Veloturk Gran Fondo, geçen sene olduğu gibi bu sene de Erciyes Dağı’nı zorlayacak. Kısa ve uzun parkur olmak üzere iki farklı seçenekte düzenlenecek Gran Fondolar, 4 Eylül tarihinde gerçekleşecek. Bu organizasyonla elde edilen gelir, Veloturk’ün her zaman yaptığı gibi çocuklara bisiklet olarak gidecek.

“Veloturk nedir?” derseniz, Birkaç İyi Adam :: Veloturk’ün 2015 Planları yazımızdan inceleyebilirsiniz.

Veloturk Gran Fondo Erciyes Uzun Parkur, Kayseri şehir merkezinden başlayıp, Erciyes Dağı’nda bitecek. 116 km’lik parkurda toplam 1930 m+ irtifa alınacak. Veloturk Gran Fondo Erciyes Kısa Parkur’da ise, yine Kayseri şehir
merkezinden başlayacak ve Tomarza kasabasında sonlanacak. 69 km’lik kısa parkurda 890 m+ toplam irtifa çıkılacak.

“Gran Fondo nedir? Ne değildir?” Bu amatör yol bisikleti yarışını merak edenler Gran Fondo! Gran Fondo! yazımızı okuyabilirler.

Salcano Bisiklet Festivali, Veloturk Gran Fondo dışında, Ulusal Olimpik Dağ Bisikleti (XCO) yarışlarına ve Türkiye Downhill Şampiyonası’na da ev sahipliği yapıyor.

Detaylı bilgileri erciyesbisikletfestivali.com web sitesinden edinebilirsiniz.

 

 
CizaaBLW0AI_rx5

 

Türkiye Bisiklet Turu’nda Tüm Etaplar (Video)

Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu’nun 52. edisyonu da 1 Mayıs’ta sonlandırdık ve ufak ufak Giro hazırlıklarını geçmeye başladık. TUR’u tekrar hatırlamak isteyen ve ileride de dönüp bakarım diyen takipçilerimiz, aşağıdaki video bağlantılarından tüm etapların son km’lerine ulaşabilirler. Herkese iyi seyirler!

 

 

 

 

 

 

 

 

Tüm videolar CyclingHub TV YouTube kanalından alınmıştır.

Kapak fotoğrafı: Tanaka Sonoko

23 Nisan İzmir Bike Party! Kostümlü Bisiklet Sürüşü

23-nisan-izmir-bike-party

 

23 Nisan’da İzmir Konak Saat Kulesi’nde başlayacak etkinlik, her zamanki bisiklet etkinliklerinden farklı olarak bir şenlik havasında geçecek. Trafiğe kapatılmış yollardan sakin bir tempoyla gerçekleştirilecek sürüş, KültürPark’ta sonlanacak. Bisikletizm‘in düzenlediği, yani Pınar Pinzuti‘nin öncülük yaptığı organizasyonun bir de kıyafet kodu var. Olmazsa olmaz değil ama şenliğe uygun şekilde; masal, çizgi roman ya da film kahramanı kostümüyle gelebilirseniz hem etkinliğe katılacak çocuklar, hem de kendiniz için büyük bir güzellik yapmış olursunuz. Bu etkinlik hem sizin için eğlenceli hâle dönüşebilir, hem de çocuklarınız için öğretici ve sosyalleşme imkânı sağlayan bir ortam olabilir. Türkiye’nin her yerinden, her sektörden, her yaştan insanın davetli olduğu bu şenliğe katılıp, siz de eğlenmeyi ihmâl etmeyin. Bugünlerde yüzümüzün gerçekten gülmesine çok ihtiyacımız var.

23 Nisan İzmir Bike Party! Kostümlü Bisiklet Sürüşü etkinlik sayfasına, buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Trafik Terörünün Yeni Kurbanı :: Giant-Alpecin

Trafik terörünün son kurbanı Giant-Alpecin takımı oldu. İspanya’da kampta olan Giant-Alpecin’in 6 bisikletçisine de İngiliz bir turistin kullandığı karşı yönden gelen araç çarptı ve sonucu çok kötü oldu. Kazaya maruz kalan isimler: Warren Barguil, John Degenkolb, Chad Haga, Fredrik Ludvigsson, Ramon Sinkeldam ve Max Walscheid.

Giant-Alpecin

Giant-Alpecin’in yaptığı açıklamada, Warren Barguil’in elinde (skafoid) bir kırık olduğu, Joh Degenkolb’ün çeşitli yerlerinden ameliyatlar olduğu, en son da kesilmiş parmağı için ameliyata girdiği, Ramon Sinkeldam ve Fredrik Ludvigsson’ın çizik ve morluklarla atlattıkları, Max Walscheid’ın elinin ve tibia kemiğinin çatladığı ve en ağır durumda olan Chad Haga’nın boyun ve çene yaraları cerrahi müdahale gördü ama orbita (göz) için daha sonra ameliyat olacağı bilgisi geçildi.

Son yapılan açıklamalara göre de, Warren Barguil, Fredrik Ludvigsson, Ramon Sinkeldam ve Max Walscheid’in taburcu olduğu söyleniyor. Durumu en ağır olan isim ise Chad Haga.

Giant-Alpecin-crash-photo

Kazadan sonra İspanya basının çektiği fotoğraf.

Gana’nın Bambu Bisikletleri

Ganalı kadın girişimci Bernice Dapaah, kurduğu Ghana Bamboo Bikes Initiative ile Gana’nın ulaşım perspektifini tamamen değiştirebilecekmiş gibi gözüküyor. Kadroları tamamen bambudan üretilen bisikletler hem geri dönüşümden faydalanıyor hem de tamamen çevreci bir ulaşıma olanak sağlıyor. Dapaah, ulaşımın ekonomik ve çevreci yolunu Gana’ya sunmuş ve bu Gana için oldukça da hızlı bir ulaşım imkânı. Dapaah, 35 gencin hem eğitilmesine, hem de iş hayatına kazandırılmasında etkin rol oynamış. Bernice Dapaah’ın Gana’nun Bambu Bisikletleri videosunu aşağıdan izleyebilirsiniz.

Gana'nın Bambu Bisikletleri

Kaynak: AJ+