BMC’den Manuel Quinziato’yla 360′ Video Heyecanı

Son dönemin popüler olayı 360′ video bu sefer bisiklet dünyasında. BMC Racing Team’in rockstar’ı Manuel Quinziato’nun antrenmanından görüntüleri izleyebileceğiniz videoda, 360′ kamera Quinziato’nun önünde seyreden motosiklete takılmış durumda. Son zamanlarda aksiyon kameraları birçok organizasyon ve takım tarafından peloton içerisinde denenmeye başladı. Bakalım 360′ videoların bisiklet dünyasındaki yeri nasıl olacak.

 

Çamlıca Gazozuna Kapışalım :: 6. BO-CE MTB Gece Yarışı

Hafta sonu İstanbul’da güzel bir gece etkinliği yapmak istiyor ve dağ bisikleti meraklısıysanız bu haberimiz tam size göre. 6. BO-CE MTB Gece Yarışı, Çamlıca Gazozu ana sponsorluğunda 21 Kasım gecesinde Maçka Demokrasi Parkı‘nda gerçekleşecek. Online kayıtlar en son 20 Kasım cuma akşamı saat 18:00’e kadar devam edecek ve sonrasında online kayıtlar kapanacak ve  kayıt yaptırmak isteyen diğer katılımcılar, etkinlik günü Maçka Parkı’nda kurulacak olan kayıt masasına başvuru yapabilirler. Aşağıdan yarışma kuralları ve etkinlik programı hakkında detaylı bilgi edinebilir, online kaydınızı buradan yapabilirsiniz.

12274246_920894281319518_8432235001015914531_n

Yarışma Kuralları:
1. Çamlıca Gazozuna Kapışalım ”6. BO-CE MTB GECE YARIŞI” organizasyonu 21 Kasım Cumartesi saat 14:00’de Maçka ”DEMOKRASİ PARKI” içinde bulunan HAVUZBAŞINDA buluşma ile başlayacak.
2. Yarışmacılar organizasyonun belirlediği saatlerde parkurda antrenman yapabileceklerdir.
3. Yarışmacılara ikramlar ve brifing verilecektir.
4. Kayıt Ücreti 10 TL, Ücret yarış günü kayıt masasında alınacaktır.
5. Online Kayıtlar en son 20 Kasım Cuma saat: 18:00’e kadar alınacaktır, bu saatten sonra Online Kayıtlar kapanacaktır. Kayıt yaptırmak isteyenler Maçka Parkında kurulacak olan Kayıt Masasına başvuru yapabilirler
6. Yarışma ilk startı hakem işareti ile saat 17:00’de (Bayanlar, 30+ ve 40+ Masterlar) ile başlayacak.
7. İlk yarışların bitiminden sonra Genç Erkekler ve Büyük Erkekler yarışları devam edecek.
8. Yarışmada Kask, ön ve arka ışık bulundurma mecburiyeti vardır. Ekipmanı tam olmayanlar yarışa alınmayacaktır.
9. Yarışmacılar kategorilere göre belirlenecek tur sayılarına göre yarışacaklardır.
10. Yarış esnasında kategori birincileri geldiğinde tur yiyen sporcular sıralamalarına göre kenara alınacaklardır.
11. Yarışmacılar parkuru kısaltarak kestirmek yaptırdıkları takdirde diskalifiye olacaklardır.
12. Tüm yarışmacılara bisikletlerin önüne takmaları için ”Number Plate” ve plastik kelepçe zipler verilecektir.
13. Yarışmacıların hızlı olan sporculara yol vermesi azami önem taşımaktadır.
14. Yarışma boyunca centilmenlik ve emniyet kuralları ön planda tutulacaktır. Aksi davranışlar hakemler tarafından sorgusuz olarak değerlendirmeye alınacak ve gerekli hallerde gerekli ceza kararları verilebilecektir.
15. Yarışmacılar yarışma boyunca yardıma ihtiyacı olan başka bir yarışmacıya teknik destek ve su yardımında bulunabilir. Ancak uzun süreli malzeme taşınması durumunda yardım eden ve yardım edilen yarışmacı diskalifiye olur.
16. Yarışmacılar, hakemlerin ve etkinlik görevlilerinin uyarı ve yönlendirmelerine uymak zorundadır.
17. Yarışma hakemlerin işaretiyle başlayacak ve sonlanacaktır. Öncesinde başlayan ya da sonrasında bitiren yarışmacılar ceza alacak yada diskalifiye olacaklardır.
18. Hava muhalefeti nedeni ile belirlenen yarışma rotalarında, yarışmanın düzenlenmesinin sakıncalı olduğu durumlarda Yarış Komite Başkanı yarışmanın yapılabileceği parkuru değiştirebilir.
Program:
21 Kasım 2015 Cumartesi;
14:00 – 16:00 Parkur Tanıma (serbest antrenman)
14:00 – 16:00 Yarış Kayıtları, Teknik Kontrol
17:00 +30 Master, +40 Master Erkekler ve Bayanlar Start
18:30 Genç ve Büyük Erkekler Start
20:30 Ödül Töreni

Sürdürülebilir Yaşam Film Festivali’nde Bisiklet Filmleri

Sürdürülebilir Yaşam Film Festivali bu yıl, 20 il/ilçede 30 belgesel ve birçok konuşmacısıyla bu hafta sonu hayat bulacak. Festivalin bizi daha çok ilgilendiren kısmı ise, bisiklet filmleri. Bisikletler Arabalara Karşı / Bikes vs Cars ve Fayton Bisikletten Manzaralar / View From A Pedal Buggy belgeselleri 4 gün boyunca farklı şehir ve salonlarda gösterimde olacak. İstanbul’daki gösterimlere aşağıdan bakabilir, Bikes vs Cars filminin trailer’ını izleyebilirsiniz.  Bütün şehirlerdeki programı ise buradan inceleyebilirsiniz.

Şişli Kent Kültür Merkezi
21 Kasım 2015 Cumartesi
20:15
Fayton Bisikletten Manzaralar / View From A Pedal Buggy (10′)
Bisikletler Arabalara Karşı / Bikes vs Cars (88′)

SALT Beyoğlu
20 Kasım 2015 Cuma
13:00
Fayton Bisikletten Manzaralar / View From A Pedal Buggy (10′)
18:10
Fayton Bisikletten Manzaralar / View From A Pedal Buggy (10′)
Bisikletler Arabalara Karşı / Bikes vs Cars (88′)
21 Kasım 2015 Cumartesi
16:15
Fayton Bisikletten Manzaralar / View From A Pedal Buggy (10′)
22 Kasım 2015 Pazar
13:00
Fayton Bisikletten Manzaralar / View From A Pedal Buggy (10′)
17:20
Fayton Bisikletten Manzaralar / View From A Pedal Buggy (10′)

CKM (Caddebostan Kültür Merkezi)
21 Kasım 2015 Cumartesi

17:15
Fayton Bisikletten Manzaralar / View From A Pedal Buggy (10′)
Bisikletler Arabalara Karşı / Bikes vs Cars (88′)
Sohbet / Talk: Seçil Öznur (Bisiklet Aktivisti)

İzmir’de Bisikletlilere Ek Ücretsiz Metro

İzmir’de yaşayan bisiklet severler, İzmir’e yakışan bir bisikletli ulaşım politikası olmamasından, her zama12241378_758264347611138_6434783955348926981_nn yakınırlardı. Bu sorunlara şimdilik, biraz olsun ara verilmiş gibi gözüküyor. Sonunda İzmir’de bisikletlilere ek ücretsiz metro hizmeti sağlanmış oldu. Her gün ve her saat… İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden gelen konuyla ilgili açıklamaları aşağıda okuyabilirsiniz.

“İzmir’de kıyı tasarımı kapsamında kente kazandırdığımız yollar ve kiralık bisiklet sistemi BİSİM’in devreye girmesiyle giderek yaygınlaşan bisiklet kullanıcıları için yeni bir dönem başlıyor. İzmirliler, artık haftanın her günü ve günün her saati, hiçbir ek ücret ödemeden, toplu ulaşımdaki raylı sistemlerde (Metro ve İZBAN) bisikletleri ile yolculuk yapabilecek. Bugünden itibaren başlayan yeni dönemde, bisikletli yolcular sadece kendi binişleri için ücret ödeyip “tren dizilerinin ilk ve son vagonlarındaki işaretli kapılardan girerek” yolculuklarını yapabilecek.

Merdivenlere bisiklet kanalı
Yeni uygulama ile ilgili bilgilendirme yazıları ile istasyon ve tren içi işaretlemelerin yanı sıra gerekli fiziki düzenlemeler de yapıldı. Yürüyen merdiven ve asansörlerde bisiklet taşımak yolcu ve sistem güvenliği için uygun olmadığından, kullanılacak sabit merdivenlere eklenecek bisiklet taşıma kanalları, ilk olarak Konak ve Karşıyaka istasyonlarında hayata geçirildi. Aynı düzenlemenin kısa sürede tüm istasyonlara kurulacağı belirtildi. İzmir Metrosu’nun Üçyol ve İZBAN’ın Ulukent istasyonlarında ise sadece yürüyen merdiven bulunması nedeniyle bisikletli girişi yapılamayacak. Bisikletli yolcular en yakın diğer istasyonları kullanabilecek.

Önce güvenlik
Hayata geçirilecek uygulama ile sadece işaretli kapılardan, yolcu yoğunluğunun uygunluğuna göre ve en fazla 2’şer bisiklet olacak şekilde bisikletli girişler yapılabilecek. Belirlenen kurallar çerçevesinde bisikletli yolcuların, araç içinde belirlenen kapı sahanlığında durmaları ve koridorlara geçiş yapmamaları gerekiyor.
İzmir Metro ve İZBAN yetkilileri, bisikletli yolculardan beklentilerinin, öncelikle diğer yolcuların giriş, çıkışlarını ve yolculuk güvenliğini gözetecek şekilde ve belirlenen kurallar çerçevesinde bu haktan yararlanmaları olduğunu dile getirdi.
Bu kapsamda uyulması gereken kurallara göre, bisikletlerle yük taşınmaması, yoğun saatlerde önceliğin diğer yolculara verilmesi ve bir sonraki trenin beklenmesi, bisikletlerin diğer yolculara ve trenlere zarar verecek şekilde yağlı ve kirli olmaması, keskin nesnelerden arındırılmış olması; istasyonlarda, peronlarda veya kapalı alanlarda bisiklete binilmemesi gerekiyor. Ayrıca 16 yaşından küçük çocuklar yanlarında ebeveynleri olmadan bisikletleriyle sisteme giriş yapamayacak, elektrikli bisiklet veya motosikletler bu haktan yararlanamayacak. Güvenlik açısından yürüyen merdivenler ve asansörlerin bisiklet taşımak için kullanılmaması, sadece sabit merdivenler ve yanındaki bisiklet taşıma kanallarından yararlanılması da önem taşıyor.”

12227043_758264360944470_3191811071982643421_n 12241420_758264357611137_5520669160443918525_n

Vestel’den Bisiklet Farkındalığı

Daha önce de #bisikletimVben projesiyle bisiklet konusunda paylaşımlarda bulunan Vestel, yeni paylaştığı videoyla araç sürücülerinin bisiklet farkındalığını arttırmayı hedefleniyor. Geçtiğimiz sene Tour of Turkey’in de sponsorlarından biri olan Vestel, bu güzel ulaşım aracı bisiklete ve bisiklet sporuna destek vermeyi sürdürüyor.

 

Vestel’in “Karanlık otoparkta bisikletlileri koruyan bir hareket!” şeklinde duyurduğu videoyu bağlantıdan izleyebilirsiniz.

 

bisikletimvben

 

//platform.twitter.com/widgets.js

Vincenzo Nibali, Vuelta 2015’ten Diskalifiye Edildi

Vincenzo Nibali, Vuelta 2015’ten diskalifiye edildi. Evet. Bu cümle hergün duyabileceğiniz sıradan bir cümle değil. Astana’nın takım lideri daha 2. etaptan yarıştan men edildi. Sebebi ise takım arabasının yardımını alarak bir şekilde “hile” yapmak. Aşağıda olayın oluşumunu adan videoları peşi sıra verdik. Öncelikle kazanın oluşu, sonra kaza mahallinde yaşananlar. Sonrasında ise, Nibali bir nevi “ışınlanışı”.

Kameraların gözü önünde böyle bir “adam kaçırma operasyonu”nu gerçekleştirmeyi nasıl hayal ettiler ve gerçekleştirdiler, inanılır gibi değil. İnternet ortamında “diskalifiye ağır karar mı oldu?” tartışmaları devam ediyor. Futbolda kırmızı gören futbolcu bazen kafasını önüne eğip, saha kenarına doğru yürür. Bu andan sonra yaşanması gerekenler de öyle işte. Ancak Astana hâlâ itirazlara, “ama…”lara devam ediyor. Doğu yakası zenginlerinin takımlarının garip davranışlar sergilemekte üstüne yok. Para bizi bozmadan, bisikletin bakir haline geri dönebilsek ne kadar güzel olur. Messina Köpekbalığı’nın İspanya topraklarındaki yüzüşü, bu sene erken bitti.

 

En alttaki videodan da, Bisikletta ekibinin yaptığı Vuelta 2015 Ön Değerlirmesi’ni dinleyebilirsiniz.

Vuelta 2015 Ön Değerlendirme :: Podcast

Bisikletta ekibi olarak, Onur Narinoğlu @onarinoglu, Murat Elgin @bisikletdukkani ve Sercan Saka @sercansaka, bu sene koşulacak Vuelta 2015’i yarış öncesinde değerlendirmeye çalıştık. Vuelta 2015 Ön Değerlendirme podcast’inde favoriler, liderler, yokuşçular, sprinterler ve etaplar hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz. Podcast’i 16.08 Pazar günü kaydettiğimiz için, doğal olarak bizim konuşmamız üzerine açıklanan takımlar ve isimler oldu. Team Sky’ın Geraint Thomas’ı ve Orica GreenEdge’in Caleb Ewan’ı getireceğini podcast kaydından sonra öğrenmiş bulunuyoruz. Umarım Vuelta 2015’ten ve bizim değerlendirmemizden keyif alabilirsiniz.

 

Bir Garip Kaza :: Matt Brammeier

Tour of Utah 2015 - 6. etap - Matthew Brammeier

Tour of Utah 2015 – 6. etap – Matthew Brammeier

Geçen hafta koşulan Tour of Utah’ta oldukça korkutucu bir kaza yaşandı. Bu sezonu muhteşem şekilde geçiren MTN – Qhubeka takımının İrlandalı bisikletçisi Matthew Brammeier, Utah’ın 6. etabında yüksek süratte takım arabasına çarptı. Ne yalan söyleyeyim, görüntüleri izlerken “eyvah gitti” diye kendi kendime söylendim. Bu yıla MTN – Qhubeka sportif ve duygusal olarak damga vursa da, turlarda yaşanan kazalar da sezonun bisiklet olayları açısından hatrı sayılır bir gürültü kopardı. Shimano araçları, takım otomobilleri, görevli motosikletler derken geçtiğimiz haftaki kaza, şimdilik son noktayı koymuş oldu.

Birazdan videosunu izleyeceğiniz bu kazanın diğerlerinden farkı ise, bu sefer araç sürücüsünün pek bir hatası olmaması. Bir kere parkur acayip zorlu. O viraj çok keskin ve en önemlisi bisikletçiler o viraja yüksek süratle geliyor. Virajı da 10 km/saniye gibi bir hızla almak zorunda kalıyorlar. Kazayı yapan Matt Brammeier, hem aşırı hızlı geldi. Hem de yoldaki belli belirsiz bir kasis sonrası tekerlekleri yerden kesilmişti. Brammeier aslında arabaya çarparak kendine büyük bir iyilik yapmış oldu. O takım arabası o vakitte orada olmasa, Brammeier ya seyircilerin üstüne uçacaktı ya da uçurumdan aşağıya… Korkunç senaryonun gerçekleşmemesi hiç yoktan iyidir.

Bu hafta konuşulan konulardan biri de, profesyonel yol bisikleti yarışlarında disk frene geçilmesi konusuydu. Bu konu son zamanlarda çokça dillendirilmeye başlandı. Bu konudaki en büyük istek de güvenlik sebebi. Gerçi Brammeier’ın kazasında disk fren de olsa büyük ihtimal o bisiklet o hızla duramazdı… Bisikletçilerin güvenlikleri tabii ki çok önemli ama ben bu tarz konularda biraz daha klasikçiyim. O yüzden disk frene çok daha mesafeli yaklaşıyorum. Bir de bu konuyla ilgili bir de şöyle bir düşüncem var: Bu sefer de disk fren sonrası, yine iyi inişçi olan ve inişleri avantaja çevirmeye çalışan; Bardet, Nibali ve Sagan gibi usta isimler, disk frenin verdiği güvenle inişte aldıkları riskleri daha da abartacaklar. Hatta belki kendine güvenemeyen (Pinot gibi) bisikletçiler bile risk eşiklerini genişleteceklerdir. Bu da daha büyük tehlikelere yol açacaktır diye düşünüyorum. Şu anki güvenlik önlemleri ufak tefek değişikliklerle güncel hâle getirilebilir ama ne olursa olsun bu işlerde (sporlarda) son kararı her zaman kişi kendisi verir.

Onur Narinoğlu
@onarinoglu

Polonya Turu’nun Kazananı Ion Izagirre

Bettini Photo - Cyclingnews

Bettini Photo – Cyclingnews

Tour de France gibi bir organizasyondan çıktıktan sonra boşluğa düşmedik desek yalan olur. Hâlbuki çok sayıda bisiklet turu vardı. Var olmasına vardı da, hiçbiri tabii ki Fransa’nın yerini tutmadı. Bu turlardan biri ve belki de en ciddisi, Tour de Pologne’ydı. Aslında bu turun bizim için tek önemli yanı vardı. O da ünlü sprinter Marcel Kittel’in dönüş yarışı olmasıydı. Kittel tam olarak formunun zirvesinde olmasa da şimdilik hastalığı atlatmış gibi gözüküyor. Tabii daha önce de Marcel Kittel için, bu tarz cümleler kurduğumuz olmuştu.

Birinci etabın galiba beklenildiği gibi Marcel Kittel olurken, ikinci ve üçüncü etapta Matteo Pelucchi cengaverliğe soyunup, iki etabı da kazanmasını bildi. Maciej Bodnar kendi evindeki turda dördüncü etabı kazanırken, Bart de Clercq, Segio Henao ve yine Polonyalı Marcin Bialoblocki de turdan 1’er etap zaferi çıkarmayı başardılar.

Movistar’ın İspanyol bisikletçisi Ion Izagirre genel klasmanı, yani turu kazanırken, puan mayosu Marcel Kittel’in, yokuş mayosu Maciej Paterski’nin, takım klasmanı da Lotto Soudal’in oldu.  Torku Şekerspor, Polonyalı sporcusu Tomasz Marczynski’yi Polonya Turu için Polonya (milli) takımına ödünç vermişti. Marczynski genel klasmanı 22. sırada bitirdi.

Etapların özet görüntülerini, aşağıdaki videolardan izleyebilirsiniz.

Fransa’dan Akılda Kalanlar

Tour de France’ı bu sene de izlemeye doyamadık ama galiba her güzel şey gibi bunun da sonu geliyor. Sonu gelmedi hâlbuki. Seneye de Tour de France keyfinden mahrum kalmayacağız. Sadece biraz sabretmemiz gerekiyor. Bisikletta ekibi olarak bu seneki turda öne çıkan isimleri değerlendirmeye çalıştık. Keyifli okumalar. (Yazıda değerlendirmesi yapılan bisikletçiler, “ortaya karışık” usulüyle dizilmiştir.)

Fotoğraf: Graham Watson

Fotoğraf: Graham Watson

Tejay Van Garderen @sercansaka

Turun en büyük sürprizi sayılırmı bilinmez ama Teejay Van Garderen, Tour de France başlangıcında ilk 10’un mutlak isimlerinden biri olarak görülse de, sanıyorum kimsenin podyum adayı değildi. BMC Racing Team adına yarışan ABD’li, 16 etap boyunca gösterdiği direnç ile podyumun en güçlü adayları arasına adını yazdırdı. 16. etap sonunda Tejay’in lider Chris Froome ile arasındaki zaman farkı 3 dakika 32 saniye, 2. Quintana ile arasındaki fark ise sadece 22 saniyeydi. Tejay, zorlu tırmanış etaplarının olduğu son haftaya gelindiğinde, pek mümkün görünmeyen bir mücadelenin içerisine girecekti ancak yaşadığı talihsiz hastalık, 17. etapta yarışa veda etmesine neden oldu. Üst üste 4 ağır tırmanış etabıyla Valverde ve Quintana karşısındaki eforu neleri getirirdi bilinmez ama sağlıklı geçireceği bir TDF’da minimum ilk 5 içerisinde yer alacak Tejay’in evine eli boş dönmesi, elbette kendisi ve takımı adına büyük hayal kırıklığı olmuştur.

 

Mark Cavendish @onarinoglu

Tour de France 2015’in belki de en büyük hayal kırıklığı, Mark Cavendish’ten geldi. Bu kadar hırslı bir adam, bizden çok kendisi hayal kırıklığına uğramış olmalı. Cavendish’in kazanma ihtimali olan sprint etaplarının sayısını 5+1 olarak düşünebiliriz. Cavendish bu etapların yalnızca 1 tanesini kazanabildi. Zaten sprint finişlerinde Alman Andre Greipel’in hakimiyetini rahatlıkla görebiliyoruz. Cavendish’in katıldığı her turda tulum çıkarmasına alışan güruhun, Cav’in geride kaldığı sprint finişlerini izlemeye çalışması, oldukça zor olsa gerek. Cavendish bu sezon pek formda gözükmüyor ve Etixx – Quick-Step’teki kontratı da sallantıya girmiş durumda. Bu arada Belçika takımının da eski deli dolu sprint trenini kuramadıklarını belirtelim. Hem Tony Martin’in tura erken vedası hem de Mark Renshaw’un sprintlere odaklanamaması, Cavendish’in zorlanmasına sebep oldu.

 

Fabian Cancellara @bisikletdükkanı

Evet, yol kenarına uçan sarılı bisikletçi Lotto-Jumbo’lu değildi… O ana kadar her şey yolunda gidiyordu aslında. 3 yıl sonra bir kez daha sarı mayoyu üzerine geçirmişti. Üstelik, alışılageldiği üzere zamana karşı performansıyla değil, sprintte Cavendish’i geçip üçüncü olarak aldığı zaman bonusuyla. Genel klasman listesinde en üstte onun adını gördüğümde yumruğumu sıkıyordum. Az önce o eller patlayana kadar birbirine vurmuştu. Ertesi günkü Mur de Huy etabında zirveye yakın bir yerlerde olup en az birkaç gün daha sarı mayoyu taşımasını bekliyorduk. Boş geçtiği klasikler sezonundan sonra hem ona, hem de bize ilaç gibi gelecekti. Ama dedim ya; yol kenarına uçan sarılı bisikletçi… O Cancellara’ydı. Sakatlıktan yeni dönmüşken tekrar 2 omrunu kırmıştı… Yarıştan önce, bu yılın Cancellara’nın son Tour’u olabileceği konuşuluyordu (kendisi söylemişti). Geri dönecek mi, bilmiyoruz. Bana sorarsanız; biraz da profile bağlı olarak, dönecekmiş gibi geliyor. Başarılı bir Ronde-Roubaix performansı sonrası, Olimpiyat oyunlarından önce son ciddi hazırlık. Rio’da altın madalya kazanmak istediğini biliyoruz. Ondan sonra muhtemelen emekliye ayrılacaktır. Başarırsa tam anlamıyla zirvede bırakacak. Başaramazsa zaten devam etmesinin anlamı olmayacak.

 

Vincenzo Nibali @bisikletdükkanı

Öncelikle bir konuda anlaşmaya varalım. Nibali; geçen yıl, Froome ve Contador olmadığı için değil; kazanmak için yapması gerekenden fazlasını yaptığı için şampiyon oldu. Hatırlayın, ilk 10 günü geride bıraktığımızda çoktan 2 etap almış, en yakın rakibine 2 buçuk dakika fark atmıştı. Bu yıl tekrar zirveye yakın bir yerlerde olması için uygulaması gereken reçete tam da buydu: Büyük dağ etapları öncesinde elinden geldiğince fark yaratmak… Yapamadı. Sorun değil, teoriyi her zaman pratiğe dökemezsiniz. Bu, Nibali’nin kötü bir tur geçirdiği anlamına da gelmiyor. İlk haftaki kötü performansı inanların aklında ön yargılı bir tablo bıraktı. Oysa abartılacak bir durum yoktu. Nitekim Nibali üzerindeki onca baskıya rağmen sakin kalmayı başardı ve son hafta gayet iyi bir performans gösterip kendisini podyumun eşiğine getirdi. Alpe d’Huez’in hemen başında mekanik sorun yaşamasa belki Valverde’yi de geçecekti. 70 kilometrelik kaçışla altığı etap da cabası. Pazar gecesi başını yastığa koyduğunda kafasında fazla tilki dolaşmıyordu muhtemelen.

 

Romain Bardet @sercansaka

Bisiklet sporunu ne için seviyorsunuz, neden takip ediyorsunuz sorularının birçok yanıtı var. Ama bu soruyu bir Fransız’a sorarsanız alacağınız yanıt, “Romain Bardet” olmalı. Eski tip bisikletçi vurgusunu bir çok kez işitmiş, saatlerce Youtube’dan isim isim arayarak bugün ne yok sorusuna yanıt bulmaya çalışmışızdır. Elbette aklımıza gelebilecek bir çok efsane isim, elbette bugün bile Bardet’in önünde sayabileceğimiz yaşayan efsaneler mevcut ama TdF 2015 boyunca efsane gibi yarışan Romain Bardet’ye ayrı bir parantez açmak gerekir. AG2R La Mondiale takımının genç Fransızının TdF boyunca etap galibiyeti alma hırsı, hem onun bu yarışa olan saygısının, hem de bu turda bir etap almanın ne kadar zor olduğunun kanıtı gibiydi. Bu muhteşem eforunun karşılığında biz bisiklet severlere eski efsaneleri hatırlatan Bardet, 1 TdF etabı, genel klasman 9.luğu, dağların kralı mayosu 3.lüğü, beyaz mayo 2.liği ve combativity (en mücadeleci sporcu) ödülü ile tura veda etti.

 

Nairo Quintana ve Alejandro Valverde @sercansaka

Turun süper yıldızı Nairo Quintana ve süper domestik Alejandro Valverde, Tour de France’ın en çok merak edilen ve dikkat edilen bisikletçilerinden ikisiydi. Bunun elbette birçok sebebi var. Nairo Quintana henüz beyaz mayoyu terk etmeden (1990 doğumlu), TdF’ın en büyük favorilerindendi. Aynı zamanda Valverde, her ne kadar domestik rolü ile tura katılsa da, Quintana’nın yaşayacağı en ufak problemle Movistar’ın yeni lideri konumuna gelebilirdi. Tabii bu takım içi çekişme birçoklarının aklına Wiggins – Froome arasında yaşanan diayalogları akla getirdi. Bu bile TdF boyunca Movistar’ın yakın mercekte incelenmesi için yeterli bir sebepti. Quintana gücü ile Valverde’yi ve tabii ki Froome’u son haftaya kadar yakından takip edebildi ve biz bisiklet severler, takım içi dedikodu kazanından gözlerimizi mutheşem tırmanışlara kaydırdık. Tüm tırmanış etaplarında ufak ve sürekli ataklarla Froome’a karşı kaybettiği süreyi geri almaya çalışan Quintana, başarıya ulaşamasada, tüm bisiklet severler için Alpe d’Huez etabındaki çabasıyla yıllar sonra anlatılabilir bir TdF anısı bıraktı. Valverde’nin, Quintana ile yapmış olduğu iş birliğinin Movistar açısından değeri ise büyük. Karşısındaki tüm dirençli favorilere karşı Domestik rolüyle geldiği TdF’da Quintana’nın arkasından 3. sırayı aldı. Alejandro Valverde’nin UCI World Tour bireysel klasmanda 2015 TdF şampiyonu Froome’un 60 puan önünde 1. sırada olduğunu hatırlatalım.

Fotoğraf: Graham Watson

Fotoğraf: Graham Watson

Thibaut Pinot @onarinoglu

Fransızların jönü Thibaut Pinot, kendisindeki bakış açısını yavaş yavaş karakter oyunculuğuna dönüştürmüş durumda. Pinot’yu pedallarken her gördüğümüzde hâlâ çok heyecanlanıyoruz ama bunun hissiyatı, “bu adam bu turu” kazanır şeklinde değil. Daha çok “işte bu etap Pinot’nun etabı olabilir!” ya da “inişe dikkat, inişe dikkat Pinot geliyor” şeklinde. Geçen sene kürsüye çıkıp, aldığı üçüncülükle bu sene için büyük bir beklenti yaratan Thibaut Pinot’nun ilk 5-6’ya girmesi bekleniyordu ama Pinot, 16. Olabildi ve Chris Froome’dan 38 dakika 52 saniye fark yedi. Çok şanssız anlar yaşadı. Mekanik problemler, mekanikerle problemler, düşmeler-kalkmalar Pinot’yu bu noktaya getirdi. Ancak Alpe d’Huez’de kazandığı zafer, herkese büyük bir “oh” çektirdi. Pinot nefis ve tarihi bir etabı kazanarak Fransızları ve bisiklet severleri rahatlattı. FDJ’nün de Thibaut Pinot için hiçbir şey yapmadığını ve pek de bir şey yapamayacak bir kadroya sahip olduğunu belirtelim.

 

Andre Greipel @bisikletdükkanı

Greipel, Doğu Alman köklerinin etkisiyle olsa gerek, istikrarlı bir bisikletçi olmuştur. Ortalığı kasıp kavurduğu pek vaki değildir; ama katıldığı her turdan en az 1 etap almadan da dönmez. Fransa’da da aynı şeyi bekliyorduk. Fakat 4 etap kazanmak? Hem de hepi topu 4,5 sprint etabının olduğu bir Tour’da? İşte bu beklenmedikti… Sporda, performans programlaması yapmak çok önemlidir. Formunuzun en üst noktasına, başarıya ulaşmak için size en çok gereken yerde ulaşmanız gerekir. Greipel, 1 numaralı sprint favorisi olarak gittiği Giro’da pek de parlak bir performans gösteremeyince “Artık yaşlandı mı?” diye sormaya başlamıştık. Meğer gözüne çoktan Tour’a kestirmiş, haberimiz yokmuş. Ki, bu bile Greipel’in kafa yapısını çözmek için önemli bir ipucu. Nizzolo, Viviani gibi görece düşük profilli isimler yerine; gözünü Cavendish’e, Degenkolb’e, Sagan’a dikmiş. Bravo! Yaş mevzusu açılmışken… 33 yaşındaki Alman, 1976 Gerben Karstens’in (34) ardından, Champs-Elysees’de etap kazanan en yaşlı 2. bisikletçi oldu. Bu açıdan bakınca, yaptığı işin değeri bir kat daha artıyor.

 

Chris Froome @onarinoglu

Chris Froome, ikinci kez bisiklet dünyasının en prestijli noktasına yükselmeyi başardı. Hem de bir hayli yorucu ve dedikoducu bir yoldan geçerek. Britanyalı sporcu 2012’de gösterdiği performansla da takım içi olaylara sahne olan bir ortam oluşturmuştu. Takım lideri Bradley Wiggins’in ardından turu ikinci bitirmişti. Ertesi sene de zaten turu kazandı. Bu sene ise ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha gösterdi. Lance Armstrong sonrası bisiklet sporunda en çok öne çıkan için her zaman Alberto Contador olmuştu. Bu hegemonyayı kırma şansını ise Chris Froome eline geçirdi. Froome’un çok az bisikletçide bulunan tarzı ve ivmelenişi bütün seyircilerin dikkatini çekiyor. Tur esnasında yayınlanan bir videoda 2013 Mont Ventoux’da, Froome yokuşta 1000W üretirken, nabzının 155-156 attığı gözükünce, doping sesleri yükselmeye başladı. Bisiklet seyircilerinden Lance’i izleme şansını yakalayan her insanın, dopingle olan münasebeti biraz daha farklı oluyor. Bisiklet sporunda (bence her sporda) bütün şampiyonlara şüpheyle bakılması olağan bir durum. Tabii Froome için ispatlanan herhangi bir durum söz konusu değil. Froome’un turdaki performansına geri dönecek olursak. Chris Froome ve takımı Team Sky, yine muazzam yarıştı. Team Sky’daki her parça genelde olduğu gibi tıkır tıkır işledi. Bunun üzerine Froome gibi bir lideri barındırmaları, Tour de France 2015’i kazanmalarına bir hayli yardımcı oldu. Froome sadece Alpe d’Huez etabında Nairo Quintana’ya cevap veremedi. Onun dışında her etapta, herkese karşı çok güçlü gözüktü. Chris Froome genel klasmanı kazanıp sarı mayoyu sırtına geçirmenin yanında, polka dot (dağların kralı) mayoyu da kazanmasını bildi.

 

MTN-Qhubeka @bisikletdükkanı

Bu yazıyı okuyacak kadar bisikletle içli dışlıysanız MTN-Qhubeka’nın Afrika eksenli bir sosyal sorumluluk projesi olduğunu biliyorsunuzdur (özellikle Qhubeka kısmının). Bu yıl wild card alarak Fransa Turu’nda yarışan ilk Afrika lisanslı takım oldular. Tour’da bulunmaları dahi başlı başına bir meseleyken, bundan çok daha fazlasını başardılar üstelik. Eritreli Daniel Teklehaimanot, 6. etap sonunda polka dot mayoyu üzerine geçirerek, Tour tarihinde herhangi bir mayo giyen ilk siyah Afrikalı oldu. Yetmedi, 18 Temmuz Nelson Mandela gününde Steven Cummings ile enfes bir etap aldılar. Ve son olarak, takım klasmanını 5. sırada bitirdiler; ki bir ara 2. sıraya kadar yükselmişlerdi. Bunlar, MTN-Qhubeka ölçeğindeki bir takım için önemli başarılar. En azından adlarını bu seçkide anmak için yeter de artar bile. Yıllar sonra “2015 Fransa Turu” dendiğinde anacağımız gibi.

 

Peter Sagan @sercansaka

Yeşil Mayo iddiası ile katıldığı TdF’da 4 etap galibiyeti alan André Greipel’i (turun en çok etap kazananı), ara kapı performanslarıyla geride bırakan Sagan, beklentileri yine boşa çıkarmadı ve mayonun sahibi oldu. Peter Sagan, gelecekte de, tek günlük bisiklet yarışlarının ve Yeşil Mayo’nun mutlak favorilerinden biri olacaktır. Bilinen tavırları, kendine has kişiliği ve inanılmaz bisiklet hakimiyetiyle sürekli ön planda olan Sagan, genç yaşında bisiklet sporunun en tanınmış isimlerinden biri haline geldi. Sagan’ın vukuatlarını ve bilinir başarılarını bir kenara bırakıp, bu TdF için ayrı bir parantez açmak gerekirse, Yeşil Mayo’da en yakın rakibini 66 puan farkla geride bıraktı. Beyaz Mayo yarışı ise bize farklı bir bilgi sunuyor. 1990 ve öncesi doğumlu bisikletçilerin toplam tur süresi hesaplanarak
belirlenen Beyaz Mayo’nun 6. sırasında Peter Sagan var. Sagan’ın önünde yere alan Quintana, Bardet, Barguil, Pinot gibi saf tırmanışçıların yaklaşık 2 saat gerisinde turu tamamladı. Fakat Yates kardeşler, Wilco Kelderman ve Merhawi Kudus gibi tırmanışçı kimliği taşıyan bisikletçilerin ortalama 1 saat önünde yer alması, birçok şeyi açıklıyor. Sagan bu turda Contador’a verdiği domestiklik hizmeti, sürekli kaçış grupları içinde yer alması, ilk haftalarda kazalar nedeniyle gergin olan pelotona kattıkları ve bitmek tükenmek bilmeyen eforuyla, üzerine yapışmış olan antipatiyi de büyük ölçüde kırmayı başardı. Özetlemek gerekirse Peter Sagan’ı bu TdF eforuyla sadece bir sprinter olarak adlandırmak, önümüzdeki senelerde sıkça izleyeceğimiz bu modern dönem yıldızına haksızlık olur.

 

Alberto Contador @onarinoglu

El Pistolero… Bu sefer hedefi tam 12’den vuramadı Alberto. Çıkık omuzla aldığı Giro zaferinde benzininin tamamını boşaltmıştı. Artık 32 yaşına gelmiş Contador, yine de duble denemesi yapmaktan vazgeçmedi. Bazen hayatta kazanamayacağınızı bilseniz bile denemeniz gerekiyor. O deneme size eşsiz duygular yaşatabilir. Contador’u izlemenin en keyifli yanı, bitmek bilmeyen ataklarının patır patır sürekli devam etmesidir. Ancak bu sefer daha pasif bir sürüş tarzıyla kendini izlettirdi. Contador’un son Tour de France tarzıyla süren ve 5-10 arası bir yere kendini kapaklamaya çalışan birçok isim var. Bunu Contador yapınca bir tuhaf oluyor tabii. Yorgunluk. Giro’nun yorgunluğu Contador’un bacaklarında fazlasıyla hissedildi. Contador turu, Froome’un 9 dakika 48 saniye gerisinde, 5. Sırada bitirebildi.

 

John Degenkolb @onarinoglu

Normal şartlarda burada John Degenkolb’ün ismi yazmayacaktı. Bu yer Marcel Kittel için ayrılmış olacaktı. Ancak Kittel’in bir türlü iyileşememesi ve form tutaması, Giant-Alpecin’in tura Degenkolb ile gelmesine sebep oldu. Bu çok kötü bir ikinci tercih de değil bu arada… Degenkolb, Mart ve Nisan ayrlarını canavar gibi geçirmiş, ünlü klasikler; Milano-Sanremo ve Paris – Roubaix’yi kazanmıştı. Degenkolb de biraz Peter Sagan gibi arada kalmış bir sprinter. Bu seneki sprint başarıları, onu ilerleyen zamanlarda daha çok klasikçi bir hâlde görmemizi sağlayacaktır. Tour de France’da ise iki kere 2. olan Degenkolb’e tam olarak bekleneni verdi diyemeyiz. Degenkolb’ün 1 etap kazanması, Kittel’siz gelen Giant-Alpecin’i rahatlatacaktı.

Fotoğraf: Graham Watson

Fotoğraf: Graham Watson

KISA KISA…

Purito Rodriguez: ASO, bu parkuru birkaç yıl önce çizseydi ilk büyük tur galibiyeti için önemli bir şans elde edebilirdi. Ne var ki şu an 37 yaşında ve genel klasman mücadelesi vermek yapabileceği şeylerden biri değil. Belli ki o da bunun farkındaydı; odağını etaplara yöneltti. Başarılı da oldu. Hem de 2 kez. Üstelik biri, tutkunu olduğu Mur de Huy’deydi. Bundan daha güzel bir sonbahar yaşanabilir mi?

Geraint Thomas: İyi yokuş çıkabildiğini biliyorduk; ama bu kadarını da beklemiyorduk açıkçası. En azından ben beklemiyordum. Son 2 günde patlayana kadar ilk 5’teydi. Ronde, Roubaix gibi klasiklerde başa güreşip beri yandan büyük turlarda üst sıraları kovalamak alıştığımız bir durum değil.

Tony Martin: Birer ikişer saniyelerle kaçırdığı sarı mayoyu mini Paris-Roubaix etabında aldığı etap galibiyetiyle nihayet üzerine geçirmişti. Fakat mutluluğu sadece 3 gün sürdü. 102 yıllık Tour tarihinde, liderlik mayosunu giyerken yarıştan çekilmek zorunda kalan 15. bisikletçi oldu.

Eduardo Sepulveda: 14. etaptaki bir tırmanıştan önce zinciri kırıldı. 100 metre ötede bekleyen takım arabasına gitmek için AG2R otomobiline binince diskalifiye edildi. Oysa genel klasmancıların tenezzül etmeği Alp etaplarından birinde kaçarak pekala galip gelebilirdi. Yorum yok!

 

Kapak Fotoğrafı: Jered Gruber