Tour de France 2016 Değerlendirmesi

Paris - France - wielrennen - cycling - radsport - cyclisme - Romain Bardet (FRA-AG2R-La Mondiale) - Christopher - Chris Froome (Norway / Team Sky) - Nairo Quintana (COL-Movistar) pictured during stage 21 of the 2016 Tour de France from Chantilly to Paris, 113.00 km - photo Cor Vos © 2016

Romain Bardet – Chris Froome – Nairo Quintana

Bir Oscar geleneğidir. Uykusuz kalınan o uzun gecenin sabahında, törenin ne kadar sıkıcı geçtiğini söyler, sonra ertesi yılı iple çekeriz. Fransa Turu bana o hissi vermeye başladı. Özellikle bu sene. Bunu sadece Froome/Sky dominasyonuyla açıklayamayız. Mesele daha ziyade diğer bisikletçilerin yenilgiyi kabullenmişlikleri. İş öyle bir noktaya geldi ki, kendi aralarındaki podyum yarışında dahi göz doyurur bir mücadele görmedik. Mollema ve Dan Martin gibi atak yapmaktan geri durmayan isimler ise sonucu değiştirmeye muktedir değillerdi. Tabii bu konuştuklarımız genel klasman mücadelesi için geçerli. Bol bol kaçış galibiyeti izlediğimiz yarışta, heyecan duymamızı sağlayan bir dolu isim oldu. Hepsine sırayla geleceğiz. Ama önce şampiyon…

Cycling: 103th Tour de France 2016 / Stage 21 Illustration /Christopher FROOME (GBR) Yellow Leader Jersey/ PARIS City / Landscape / Peloton / Arc De Triomphe / Chantilly - Paris Champs-Elysees (113Km)/ TDF / © Tim De Waele

Tour de France 2016

GENEL KLASMAN

Froome, 8. ve 11. etaplardaki sürpriz ataklarıyla elde ettiği farkları, zamana karşılarla maksimize ederek Tour’u kazanmayı bildi. Ve bunu yaparken hiç zorlanmadı. Önceki zaferlerine oranla daha meşakatli bir yol izlemesini bekliyorduk oysa. Yanılmamıza sebep, başta Quintana olmak üzere, kağıt üzerindeki tüm rakiplerinin bu denli pasif kalmaları oldu. Düşünün; koca Tour boyunca dağlarda tek bir ciddi atak karşılamak zorunda dahi kalmadı. Tek yapması gereken, takım arkadaşlarının muhafazası altında pedal çevirmeye devam etmekti. Ki o takım arkadaşları, Froome’a şampiyonluğu getiren en önemli faktördü. En çok da Wout Poels.

Saint-Gervais - France - wielrennen - cycling - radsport - cyclisme - Wout Poels (NED-Team Sky) - Christopher Froome (GBR-Team Sky) pictured during stage 19 of the 2016 Tour de France from Albertville to Saint-Gervais, 146.00 km - photo JdM/PN/Cor Vos © 2016

Chris Froome – Wout Poels

Froome böylelikle 3. Tour şampiyonluğuyla Greg LeMond, Lousion Bobet ve Philippe Thys gibi efsaneleri yakaladı. Beri yandan, Migel Indurain’den bu yana yarışı üst üste kazanan ilk isim oldu. Sky açısından bakarsak, son 5 yılda 4 galibiyet görüyoruz. Bugünden bakınca, en az 1-2 sene daha bu dominasyonun sürmesi olası gibi. Froome heybesini başka başarılarla doldurmak adına hedef değiştirmezse tabii.

19. etaba kadar Fransızların henüz bir etap galibiyeti yoktu. 19. etaptan sonra ise yeni bir kahramanları oldu. Froome’un yağmurda kayıp düşmesine reaksiyon verebilen tek isim olan Bardet, akıllıca bir atakla ülkesinin 17 yıllık etap galibiyeti serisini sürdürüp kendini genel klasmanda ikinciliğine attı. “En iyi Fransız kim?” sorusuna da bu sene için cevap bulmuş olduk böylelikle. Pinot’nun tavanının daha yüksekte görsem de, istikrarı Bardet’yi bir adım öne çıkarıyor. Ah, bir de bu kadar kötü bir zamana karşıcı olmasa…

Bugün Quintana‘dan “hayal kırıklığı” diye bahsediliyorsa, bize alıştırdıklarından dolayıdır. 26 yaşında 3. Tour podyumuna ulaşan biri için bu yakıştırma fazla ağır yoksa… Froome’u alt etmesi en başından beri pek mümkün durmyordu; ama ondan beklentimiz atak olmasıydı. “Ha bugün ha yarın” derken koca Tour geldi geçti; ama “o atağı” hiç göremedik. Kaderine de, üçüncülüğü de razı geldi. Şaşırtıcı şekilde, takımından umduğu desteği de alamadı Kolombiyalı. (Bu cümleyi Giro’da da kurmuştum.) Ve yine şaşırtıcı şekilde, en büyük yardımcısı Valverde‘ydi. Zaman zaman içindeki ateşi bastıramayıp Quintana’yı yalnız bıraktı; ama olacak o kadar. Kırk yıllık ego, bir anda süper domestik olmayı kaldıramıyor. Tüm bu işleri yaparken yarışı 6. sırada bitirdiğini söylemeden geçmeyelim. Daha iki ay evvel Giro’da podyum yaptı bu adam.

Peter Sagan

Peter Sagan

Tour’un yıldızlarından biri Adam Yates‘ti. Henüz 23 yaşında, ikinci Fransa Turu’nda podyumun eşiğinden döndü. Ve bu sayede rahatça beyaz mayonun sahibi oldu. 19. etapta pelotondan düşmemek için harcadığı çaba bile başlı başına alkışı hak ediyor. Bir gün Tour’u kazanabilir mi, emin değilim. En azından bu zamana karşısıyla zor. Lakin bu başarı tesadüf değil ve uzun yıllar onu zirveye oynarken göreceğimize eminim. 2014 Türkiye Turu’nda çıplak gözle izleyebildiğimiz için çok şanslıyız.

İkinci etapta lastik patlatıp 2 dakikaya yakın fark yemese, şu an Porte‘un Tour podyumundan, Sky boyunduruğundan kurtulup nasıl kendini bulduğundan bahsediyor olacaktık. Veya fark yaratması beklenen 13. etaptaki zamana karşıda Quintana’yla aynı dereceyi yapmasa. Hikaye Avustralyalı’nın istediği gibi gelişmedi; ama hala olumlu konuşabiliriz. En azından pes etmedi ve 31 yaşında büyük turlardaki kariyer zirvesini gördü. Üstelik pes etmeye en meyyal isim o iken… Van Garderen cephesinde ise değişen bir şey yok. Yarış boyu ilk 10 içinde seyrettikten sonra 17. etapta kontak kapatıp kendini 29. sırada buldu. Ben daha ne diyeyim?

Genel klasmandaki yerlerine bakmayın, Dan Martin ve Bauke Mollema bu Tour’un yüz aklarından. Kimse kılını kıpırdatmaya yanaşmazken, onların aklında hep atak vardı. Martin yine şanslı. Her ne kadar çok istediği etap galibiyeti gelmese de yarışı ilk 10’da bitirmeyi başardı. Genel klasmancı olmayan biri için harika bir sonuç. Fakat aynı şeyleri Mollema için söyleyemiyoruz. Bütün yarışı ilk 3’te götürdükten sonra 19. etapta yaptığı 1,5 kazanın ardından gerilere düştü, üzdü. Giro’da Kruijswijk, Tour’da Mollema… Hollandalılar 2016’yı pek iyi hatırlamayacaklar.

epa05439447 Tinkoff team rider Rafal Majka of Poland celebrates on the podium wearing the best climber polka-dot jersey of the 103rd edition of the Tour de France cycling race over 113Km between Chantilly and Paris Champs-Elysees, France, 24 July 2016. EPA/IAN LANGSDON Dostawca: PAP/EPA.

Rafal Majka

Uzun bir hayal kırıklıkları listemiz var. “Paris’i göremeyecek” kehanetimi gerçeğe dönüştüren Contador listenin başında yer alsa da, beni asıl şaşırtan Pinot oldu. Önce genel klasman mücadelesinden, daha sonra yarıştan koptu. Froome ve Quintana’nın yanındaki boş podyum basamağında onun olmasını bekliyordum oysa. Onların hemen ardından Aru geliyor. Dauphine’de verdiği olumsuz sinyalleri doğru algılamışız. Yine de bu kadar kötü olacağını tahmin etmemiştim. Kendine ilk 10’da dahi yer bulamadı. Ve Barguil… Her tırmanışta, geriye düşerken gördüğümüz ilk isim oydu. Son gün kaçışa girmeye çalıştı; ama orada bile grupla beraber kalmayı başaramadı. İsviçre Turu’nda izlediğimiz Barguil başka bir bisikletçiydi galiba.

SPRİNT MAYOSU

Sevin ya da sevmeyin, Sagan‘a kayıtsız kalmak mümkün değil. Şu an bisikletin bir numaralı yıldızı o. Ne Froome, ne başkası… Kariyerinin en iyi yılını, en iyi Fransa Turu’yla taçlandırdı. 3 etap kazandı, 8 kez podyum, 10 kez ilk 10 yaptı. Dağlık etapların bir kısmında kaçışlara girdiğini de düşünürsek, yarışın üçte ikisinde o vardı. Ve haliyle 5. kez üst üste yeşil mayoyu kazandı. Üstelik rekor puanla, en yakın rakibinin puanını ikiye katlayarak… Erik Zabel’in rekoruna artık 1 var.

3658466E00000578-3698281-Cavendish_claimed_victories_at_Utah_Beach_Angers_Montauban_and_V-a-40_1468963169693

Mark Cavendish

Sagan bildiğimiz gibiyse, Cavendish eskiden hatırladığımız gibi. “Bir etap alsa mutlu olur,” diyordum,  4 etap kazandı. Huşu içinde yarıştan ayrılmasa muhtemelen Champs-Elysees’de de o galip gelecekti. Yıllardan sonra, “Artık bitti,” denirken krallığını geri kazandı. Kaiyerinde ilk kez sarı mayo taşıdığını da unutmayalım.

Giro’da toplam 7 etap kazanan GreipelKittel ikisili, Tour’da Cavendish’in şovu çalmasına engel olamadılar. Birer etap galibiyeti ikisini de kesmeyecektir muhtemelen. Champs-Elysees’de gelen üst üste ikinci zafer Greipel için önemli yine de. Yarışa kötü başlayan Matthews, sonunu iyi getirdi. Yarışın en keyifli günlerinden biri olan 10. etapta kaçışa girerek nefis bir etap kazandı. Yalnız bir kez daha gördük ki Matthews artık bir sprinter değil. Coquard ve Kristoff ise çok çabalamarına rağmen yarışı etap kazanamadan bitirdiler. İki de yeni keşfimiz var: Daniel McLay ve Sondre Holst Enger.

TIRMANIŞ MAYOSU

Majka; 2014 yılında genel klasman mücadelesi verdiği Giro’nun ardından Contador’a yardım için Tour’a gelmiş, liderinin yarışı terketmesiyle önü açılıp polka dot mayoya uzanmıştı. Sene 2016. Majka; genel klasman mücadelesi verdiği Giro’nun ardından Contador’a yaprdım için Tour’a geldi ve liderinin yarışı terketmesiyle önü açılıp polka dot mayoyu kazandı. Saygılar.

Mayonun diğer iddialı ismi Thomas de Gendt‘ti. Kaçışa girdiği gün sayısı belki Majka’dan da fazlaydı; ama 18. etapta gruba katılmayı başaramayınca dağların krallığı a uçup gitti. Yine de çok kıymetli bir Mont Ventoux zaferi elde ettiğini unutmayalım. Etapta yaşanan kaos, galibiyetini gölgeledi ne yazık ki.

* * *

Son hafta yaptıklarıyla (1 etap galibiyeti, 2 de ikincilik) kendine hayran bırakan Pantano, Sagan’la beraber jenerasyonunun bir diğer yetenek fıçısı olan Alaphilippe, kazandığı 2 etaptan sonra talihsiz bir şekilde yarışı bırakmak zorunda kalan Dumoulin, son Fransa Turu’nda ilk 10 görmeyi başaran Purito ve ilk etapta ağır bir kaza geçirip 3 haftayı son sırada da olsa bitirmeyi başaran Sam Bennett; adlarını anmamız gereken diğer isimler.

 

https://bisikletta.com/2016/07/01/tour-de-france-2016ya-on-bakis/

https://bisikletta.com/2016/07/11/tour-de-france-2016-dinlenme-gunu-notlari-i/

https://bisikletta.com/2016/07/20/tour-de-france-2016-dinlenme-gunu-notlari-ii/

 

Tour de France 2016 Dinlenme Günü Notları – II

İkinci haftayı aktarabiliyor olmak benim için çok güç. Hem Tour de France’ın Mont Ventoux etabındaki garip olay, hem de ülkenin içinde bulunduğu hâl. Tüm dengemi yitirmiş olsam da, bu hafta hakkında da düşüncelerimi buraya aktarmaya çalışacağım. Öncelikle 12. etapta yaşananların anormal şeyler olduğunu söyleyelim. Olayı kısaca özet geçelim. Yarışın bitimine 1200 metre kala seyirci kalabalığının aşırı olması sebebiyle yokuşta şişme oldu. Sonrasında Richie Porte, Bauke Mollema ve Chris Froome‘un önündeki 4 motosiklet de durmak zorunda kaldı ve zincirleme kaza yaşandı (video). Froome’un bisikleti kırılınca zirveye doğru koşmaya başladı ve tuhaf bir görüntü oluştu. Zirveye doğru koşan bir sarı mayo… Tarihe tanıklık etmek için muazzam bir andı (video). Kazadan en iyi şekilde kurtulan Mollema oldu ve yola devam etti. Froome önce Mavic’ten bisiklet aldı, o bisiklet kendisine uymayınca, takım arabası geldi vs. Bu kısımlar olayın daha çok hikâyesel kısımları. Sonuç olarak çoğu yarışçı Froome’u geçti ve de sarı mayonun Adam Yates‘e geçme durumu söz konusu oldu. Söz konusu oldu diyorum çünkü, sarı mayo töreni olmadı ve jürinin kararını beklemeye başladık. Etap sonrasında kendi aramızda birçok tartışma yaşadık ve tabii ki sonuca varamadık. Sarper Günsal’ın sıcağı sıcağına yayında dediği gibi, ne karar çıkarsa sonuç yanlış olacaktı. Aynen de öyle oldu. Kimse memnun değil. Aksi bir karar çıksa yine kimse memnun olamayacaktı.

Nice saldırısı saygı duruşu.

Yarışta olan kazalarda, özellikle seyirci ve motosiklet kaynaklı kazalarda bisikletçiler kesinlikle mağdur oluyor. Mesela Giro d’Italia 2014’te Manuel Bongiorno seyircinin itmesi sonucu düşürülmüş ve olası bir etap zaferinden mahrum kalmıştı (video). Ya da son zamanlarda motosiklet bazlı birçok kaza oldu. Ancak Mont Vantoux etabındaki bu saçma sapan kazanın baş sorumlusunun organizasyon olduğunu düşünüyorum. O yüzdende şahsi fikrim, yarışın o esnadaki süreler ve farklarla bitirilmesi yönündeydi. Adam Yates de böyle bir durumun vasıtasıyla sarı mayo giymek istemediğini ifade etti. Sonuç olarak jüriden Porte’un ve Froome’un Mollema’yla aynı zamanda, Nairo Quintana‘nın ve yer aldığı diğer favoriler grubunun ise Adam Yates ile aynı zamanda bitirmesine karar verildi. Bence müdahale edilmesi doğru. Müdahale ediş biçimi yanlış. Bu konuyu Tour de France’ın bitiminde özel bir yazı aracılığıyla tekrar değerlendireceğiz.

Yokuşlarda maalesef ekstrem bir olay göremedik. Team Sky ve Chris Froome, beklenildiği gibi pelotonun önüne set olup dizildi. Nairo Quintana formundan çok uzak. Yarış başlamadan önce Chris Froome ile birlikte en çok şans tanınan isimdi ama kendi çizgisinde değil. Hollandalı Bauke Mollema kendisinden beklentilerin üzerinde. Keza Richie Porte da öyle. Onun dışında en büyük sürprizi Adam Yates yaptı diyebiliriz. Adam Yates hem beyaz mayoda rahat bir şekilde yoluna devam ediyor. Hem de kürsüde dolaşmaya devam ediyor. Bunları yaparken yokuşlarda tek başına yaptığını da hatırlatalım. ORICA-BikeExchange’in Adam Yates için herhangi bir domestiği bulunmuyor. Yokuşlar için bir ufak not daha, finişi 6 km geriye alınsa da efsane Mont Ventoux etabını kazanan, Belçikalı kaçış uzmanı Thomas de Gendt oldu.

Peter Sagan

Beklenildiği üzere ikinci haftada da Peter Sagan‘ın ismi sıkça haykırıldı… Sagan ikinci haftada, iki birincilik, bir ikincilik ve bir üçüncülük elde etti. Podyum töreni pratiğinde artık yeni bir seviyeye ulaştı. Mark Cavendish ise Tour de France 2016’da dördüncü etap zaferini elde etti. Son yıllarda patlayıcı gücünden uzaklaşmaya başladığımız Cavendish, Alman rakipleri Andre Greipel ve Marcel Kittel‘i Fransa Turu 2016’dan sildi attı. Cavendish’in olimpiyatlarda pistte yarışacağını biliyoruz ve yarışın sonu onun için erken geldi. Beklenildiği gibi Cavendish 2. dinlenme gününde Tour de France 2016’tı terk etti. Yarışı bu kadar başarılı geçirmese, ilk haftanın sonunda bile olimpiyat hazırlıkları için erken veda yapabilirdi.

Dağların kralı mayosu için Rafal Majka ve Thomas de Gendt kıyasıya kapışıyor. Bourg-en-Bresse – Culoz etabında ise de Gendt, Majka’ya eşlik edemedi. Majka’nın etap için kapıştığı isim ise Jarlinson Pantono‘ydu. IAM Cycling’in Kolombiyalı yokuşçusu iniş yeteneğini de tüm dünyaya lanse etti. Artık bu konuda kendisini özel bir yere koymamız gerekiyor. Şu an için bu turda Fransa’da etap alabilen tek Kolombiyalı da kendisi. Herkes hâlâ Nairo Quintana’dan bir şeyler bekliyor.

Yeşil mayoyu Peter Sagan garantiledi desek yanlış olmaz. Dağların kralı mayosunda da Rafal Majka bir adım önde. Sarı ve beyaz mayoda da işler değişecek gibi gözükmüyor. Chris Froome ve Adam Yates‘in durumları gayet sağlam.

Tour de France 2016’ya Ön Bakış

Tour de France 2016 Dinlenme Günü Notları – I

Tour de France 2016’ya Ön Bakış

ROTA

Fransa Turu “Grand Depart”ı, iki yıl aradan sonra anakaraya geri dönüyor. Eşsiz güzellikteki Mont-Saint-Michel’den başlayacak yarış, üç gün boyunca, İkinci Dünya Savaşı’nın en sert çarpışmalarından birinin yaşandığı Normandiya topraklarında olacak. Ardından, adım adım güneye inip saat yönünün tersine bir güzergah izleyerek üç hafta sonunda Paris’e varacağız. Başlangıç Fransa’dan yapılsa da, yarış içerisinde İspanya (9. etap), Andorra (9-10. etap) ve İsviçre (16-17. etap) topraklarına geçilecek.

map_route

Tour de France 2016

Tour’un onur konuğu, benim de favorim olan Mont Ventoux… 12. etapta zirve finişi olarak kullanılacak mistik tırmanış, klişe anlatımla yarışın kaybedenlerini ortaya çıkartacak. Mont Ventoux, en son 2013 yılında çıkılmış, etabı Quintana’nın 29 saniye önünde Froome kazanmıştı. Yarış boyu 2 de bireysel zamana karşı etabı koşulacak. İlki, Mont Ventoux’nun ertesi günü (37,5 km), diğeri 18. etapta. İkinci ITT’nin; 17 km’lik, eğimi zaman zaman çift hanelere ulaşan bir tırmanış zamana karşısı olduğunu hatırlatmak isterim.

GENEL KLASMAN

Sezon içinde Froome‘u izleme şansımız pek olmuyor (Yakındığımdan değil). İzlesek bile, sağlıklı değerlendirme yapacak verilere ulaşamıyoruz. Sky’ın metodik çalışma programları, yarışlara antrenmanla hazırlanmanın daha doğru olduğunu söylüyor çünkü. Bu bağlamda, Tour’a dair öngörülerimizin nirengi noktasını Froome’un Dauphine performansı belirliyor… 2013 ve 2015’te Dauphine’yi kazandığında, peşi sıra Tour’u da sarı mayoyla bitirmişti. Sonuç, bu yıl da değişmeyeceğe benzer. Kazanması halinde, 3. Tour zaferiyle adını LeMond, Bobet ve Thys gibi efsaenelerin arasına yazdıracak. Aynı zamanda, Indurain’den bu yana yarışı üst üste kazanan ilk isim olacak.

chris_froome_2623495b

Chris Froome

Şampiyonluk yolunda, Geraint Thomas‘a yine önemli iş düşüyor. Britanyalı, Movistar ve Astana gibi kudretli kadrolara sahip takımlardan gelecek “Froome’u izole etme” ataklarına cevap vermekle yükümlü. Bunu yaparken de mümkün olduğunca genel klasman ilk 10’una tutunmaya çalışacak… Sky’dan bahsediyorken, Landa‘yı atlamayalım. Kazanabileceği bir Giro’yu, geçirdiği hastalık nedeniyle henüz 10. etapta terk ettikten sonra Froomey’nin süper domestik kadrosuna katıldı. Tüm enerjisini verir mi, yoksa kendini Vuelta’ya mı saklar; kestiremiyorum.

Quintana, Fransa’ya, olabilecek en formda haliyle geliyor. Katalunya, Romandie ve Route du Sud’u kazandı; San Luis ve Pais Vasco’da üçüncü oldu. Tour öncesi son hazırlık olan Sud’da 13 km’lik düz bir zamana karşı dahi aldı. 2013 ve 2015’e oranla Froome’a daha zorlu anlar yaşatacağı kesin. En büyük şansı, kendini son haftaya iyi saklayabilmesi. Fakat sonuç farklı olmayacak sanki. Ne yaparsa yapsın, Froome yarışmaya devam ettikçe Tour’u kazanamayacağına dair bir his oluşmaya başladı bende. Mont Ventoux için ise şimdiden onu yazıyorum… Movistar’ın, Quintana için dillere destan bir takım kurduğunu belirtmeden geçmeyelim. Izagirre kardeşlerden Erviti‘ye, Anacona‘dan Jesus Herrada‘ya, Dani Moreno‘dan Nelson Oliveira‘ya… Valverde‘yi saymadım bakın.

Nairo Quintana on stage twenty of the 2015 Tour de France

Nairo Quintana

Contador, geçen yıl Giro-Tour dublesine kalkışmış, beklendiği üzere başarısız olmuştu. Aklın yolu bir, 2016’ya sadece Fransa Turu’unu hedefleyerek başladı. 2016 için aynı zamanda “Son senem” diyordu; fakat sezon başında aldığı dereceler emeklilik kararını ertelemesine neden oldu. Yalnız aldığı karar ona pek iyi gelmedi gibi. Dauphine’de 5.’likte kalan İspanyol bisikletçi, Tour’a en iyi haliyle gelmiyor… Herhangi bir argümanla destekleyemem; ama içimden bir ses podyumu, hatta Paris’i göremeyeceğini söylüyor. Lakin içimdeki his, Contador’un Tour’un en büyük 3 favorisinden biri olduğunu gerçeğini değiştirmiyor. Kazanırsa Froome gibi o da 3’leyecek. Beri yandan, 8 büyük tur galibiyeti ile Anquetil’in yanına, Merckx (11) ve Hinault’un (10) arkasına yerleşecek.

Alberto Contador

Alberto Contador

Pinot’nun son 2-3 yılda gösterdiği gelişime diyecek söz bulamıyorum. 2013’ü hatırlıyor musunuz? Hız korkusu nedeniyle beceremediği inişlerden sonra yarışı bırakmak zorunda kalmıştı. O konuda sıkıntısı yok artık. Yetmedi, vasat altı bir zamana karşıcıyken Fransa ITT şampiyonu oldu. Dauphine’de bir miktar hayal kırıklığı yaratsa da, 2014’teki podyum derecesini tekrarlayabilecek bir noktada olduğunu söyleyebiliriz. Üstelik, kendinden önce yazılan isimlerin problem yaşamasını beklemeden. Malum, 2014’te Froome ve Quintana Paris’i görememişlerdi… İsviçreli Reichenbach‘la yakaladıkları uyumun da ona katkı sağlayacağını düşünüyorum. Fransızların artık gerçekçi bir ihtimalleri var.

Aru, geçen yıl Vuelta’yı kazanarak rüştünü ispat etti. Lakin Froome, Quintana, Contador ve Nibali’den müteşekkil elit sınıfa kafa tutabilecek seviyede henüz değil. Sezonu da pek verimli geçmiyor hani. Şubat ayındaki Valencia Turu’unda elde ettiği 6.’lıktan öteye gidemedi. “Dauphine’de işler yoluna girmeye başlayabilir,” diye düşündük; ama umduğumuzu bulamadık. Etap kazandığına bakmayın, sprinte meyyal bir etapta, trenlerin basiretsizliğiyle galibiyete ulaşabildi. Habitatı olan dağlarda neredeyse adını dahi işitmedik. Podyum, genç İtalyan için fazlasıyla iyimser duruyor. 4-7 arası, şahsen daha gerçekçi bir tahmin. Belki bir de etap galibiyeti.

Astana, Scarponi dışındaki Giro as kadrosunu (Fuglsang ve Kangert) Aru’nun yanına konuşlandırmış vaziyette. Nibali de burada. Her ne kadar Aru’ya yardım için Fransa’ya geldiğini söylese de, aklının bir köşesinde Giro-Tour dublesi muhakkak vardır. Pelotonun en pragmatik mensuplarından birinin, eline geçmesi muhtemel şansları tepeceğini hiç sanmıyorum. Pais Vasco’da aldığı etap ve finişten geçerken yaşadığı sevinçle hatırladığımız Diego Rosa ve yıllanmış şarap Tiralongo da takımdalar. Huh, bütün kadroyu saydım galiba.

BMC, neredeyse birbirinin aynısı iki isimle podyum kovalayacak (“Şampiyonluk” demeye dilim varmadı): Porte ve van Garderen… İkisi de iyi birer zamana karşıcı, ikisi de başarılı haftalık tur yarışçıları. Ve ikisi de büyük turlarda birer gün şalter indirip bir çuval inciri berabet etmeleriyle ünlü. Demem o ki, ikisini toplasanız bir büyük turcu etmez… TvG, geçtiğimiz yıl şeytanın bacağını kırmaya çok yakındı. Ta ki, 17. etapta gözyaşları içinde abandone olana dek. Yarışı bıraktığı sırada genel klasmanda üçüncüydü. Ha keza Porte da bir numaralı favori olarak geldiği Giro’yu yarıda bırakmak zorunda kaldı. İki küskün şimdi aynı çatı altında, aynı hedef için mücadele edecekler. Her şeyin farklı olacağını düşünenler “ne yazık ki” yanılıyorlar. Birbirlerine göz kulak olmaktan çok, birbirlerinin yoluna çıkmaları daha olası.

Tour de France 2015 - 102a Edizione - 21a tappa Sevres - Paris Champs Elysees 109.5 km - 26/07/2015 - Christopher Froome (Team Sky) - foto Vincent Kalut/PN/BettiniPhoto©2015

Arc de Triomphe

Allan Peiper yine saçını başını yolacak. Takımın etap galibiyetine en yakın isimleri Rohan Dennis ve Greg van Avermaet gibi duruyor. Kaliforniya’da podyum yapan Bookwalter da kadroda.

Dauphine’nin öne çıkan isimlerinden biri Bardet oldu. Froome’un 12 saniye arkasında ikinciliği yakaladı ve tekrar radarımıza girdi. Geçen yıl genel klasman iddiasını erkenden yitirdikten sonra son haftayı kaçışlarda geçirmişti. Bu sayede, kazandığı zamanlarla hem ilk 10’a tırmandı, hem de bir etap aldı. “Genel klasman şansı ne?” diye soracak olursanız; ilk 10’un ortaları ideal bir sonuç olacaktır. 13. etaptaki 37 km’lik zamana karşı, başına dert açabilir. Yetenekli tırmanışçı Vuillermoz, AG2R’in bir diğer etap umudu. Takım, Giro’da yokları oynayan Pozzovivo‘yu da Tour kadrosuna almış. Bardet’ye birkaç dağlık etapta yardımcı olabilirse ne ala.

İsviçre Turu’nda vasat ITT performansıyla genel klasman galibiyetini tepen Barguil, Orica’nın genç Avustralyalısı Adam Yates, Lotto Jumbo ve Trek’in Holladalıları Kelderman ile Mollema, Etixx’in Ardenne’ci ikilisi Dan Martin ve Alaphilippe, geçtiğimiz yıl Vuelta’da başarılı bir iş çıkartan Meintjes, 37’lik delikanlı Purito, bir diğer Katusha’lı Giro gazisi Zakarin ve zamansız atakların adamı Rolland; adlarını anmamız gereken diğer isimler. Özellikle Barguil, Yates ve -en çok da- Alaphilippe’e dikkat ediniz. İlk ikisi beyaz mayo, Alaphilippe etap galibiyeti için mücadale edecek. Ne varsa gençlerde var!

SPRİNT MAYOSU

WATSON_00004276-064-630x420

Peter Sagan

Yarış kitapçığında 9 adet “düz” etap olduğu yazıyor. Bunlardan 5 tanesi, ilk 6 güne sıralanmış. Atlamayalım, bunlardan iki tanesi (2. ve 4. etap) eğimli sonlara sahipler. Saf sprintelere pek uygun değiller yani. Gelelim favorilere… Sagan, kariyerinin en iyi sezonunu geçiriyor. Yıllardır peşinden koştuğu monument zaferine Ronde’de ulaştı. Dünya Şampiyonu Slovak, yeşil mayonun açık ara favorisi. Başına bir hal gelmedikçe, ki geldiğini pek görmedik, üst üste 5. kez zafere ulaşacağını söyleyebiliriz. Birkaç sene içinde de muhtemelen Erik Zabel’in rekorunu (6) kırıp zirveye tek başına oturacak. En az 2-3 etap kazanmasını bekliyorum.

Giro’da toplam 5 etap kazandıktan sonra Fransa hazırlıkları için yarışı yarıda bırakan Kittel ve Greipel, Sagan ile birlikte sprint kadrosunun başını çekiyorlar. Champs-Elysees’nin eski kralı Cavendish de burada; ancak Olimpiyat hazırlıkları yol performansını düşürmüşe benziyor. Alacağı tek bir etap dahi, mecvut şartlarda onu mutlu etmeye yetecektir. Fransızların gözünün içine baktığı Coquard da ilk Fransa Turu galibiyetini arayacak. Bir diğer Fransız Bouhanni ise Fransa şampiyonası sırasında kavgaya karışıp elini yaraladığı için Tour’dan çekilmek zorunda kaldı.

Kristoff ve Degenkolb, pelotonda yer alan isimlerden. Başka zaman olsa isimlerini en başa yazardım; ama Kristoff çok formsuz, Degenkolb’un ise sezon öncesinde geçirdiği ağır kazadan sonra buraya gelebilmesi bile ufak çaplı bir mucize. Ve son olarak Matthews… Bu yıl Giro’yu pas geçip doğrudan Tour için hazırlık yaptı. Top-speed’inin eskisi kadar yüksek olmaması saf sprinterlere karşı şansını zora soksa da, eğimli sona sahip klasikvari etaplarda öne çıkmasını bekliyoruz. Bu sayede yeşil mayo için de tehdit oluşturabilir. Van Avermaet, Boasson Hagen ve Groenewegen‘i de anmadan geçmeyelim.

TIRMANIŞ MAYOSU

Giro “Ön Bakış” yazısında bahsetmiştim. Aynen alıntılıyorum: “Tırmanış mayosunun seyri genellikle iki senaryo üzerinden şekillenir. Ya genel klasman iddialıları dağ etaplarını forse edip bunun dolaylı sonucu olarak mayoya ulaşırlar… Ya da kendi aralarında hesaplaşmayı seçip kaçaklara kendilerini gösterme imkanı tanırlar…” Düşünüyorum da, bu denli kalabalık bir GK kadrosu varken, mayo kaçışçılara kalmaz sanki. Oyumu; Froome, Quintana, Bardet üçlüsünden yana kullanıyorum. Küsüratlı sayı verdim ki attığım belli olmasın.

 

* * * * *   Froome

* * * *   Quintana, Contador

* * *   Pinot, Porte, Aru

* *   Bardet, van Garderen, Nibali

*   Barguil, Yates, Kelderman, Mollema, Valverde 

 

Dinlenme Günü :: Tour de France (Hatırlatmaç)

Olağanüstü temposu, sürpriz finalleri, beklenmedikleri olağan kılmasıyla diğer turların içinde bir dünya kupası ki kimileri için evrenin en büyük spor olayı Tour de France, bu senede bizleri büyülüyor. Peki ilk dinlenme gününde geriye bakarsak tur neden bu kadar büyük?  Elbette sprint ağırlıklı etapları geride bıraktık ve bu tur için yeterli değil, dağları beklemek lazım ama 2 efsanenin yıkıldığı, büyük kazaların yaşandığı, sarı mayo belirsizliğinin sürdüğü, aradığımız sprintere dahi ulaşamadığımız bir belirsizlik serüveni ile karşı karşıyayız.

Hatırlamak Gerekirse: Neler Yaşadık?

İlk olarak Rohan Dennis’in (kimileri için sürpriz) zamana karşı performansından başlayalım. Utrecht › Utrecht etabında arkasına seyirci desteğini alan Tom Dumoulin, rüştünü ispatlamış Tony Martin ve Fabian Cancellara gibi isimleri sollayan Avustralyalı’ya, büyük saygı gönderiyoruz. Mesafe açısından çok tatmin edici görünmeyen ITT etabı temposu ve forma aşkıyla gelecek etapların habercisi olması açısından önemliydi. İlk sarı mayomuz vatana millete hayırlı olsun.

Sprint

Değişen ara kapı kurallarıyla birlikte kendimizi hem etap içi hem etap sonu bir yarışın içinde bulduk. Sprintleri Alman hegemonyası olarak yorumlayabiliriz. Andre Greipel’e hayran kalmamak mümkün değil. Her etap sonu en iyi pozisyonu almayı başaran Greipel, iki etap kazandı.

Peter Sagan’ın domestik performansını da göz gönüne alarak yaptığı işi bir kenara atmamak lazım. Gerçekten inanılmazdı. Özellikle tırmanışlardaki performansı ve kazalar yüzünden gergin olan peloton içerisindeki rolü ile ilk 9 etapta akıllarda en çok kalan isimlerden olan Sagan, Yeşil ve Beyaz mayoyu üstünde tutuyor. Peter Sagan hakkında herkesin bir görüşü var ama biz büyük bir klasikçi olması dileğinde bulunalım.

Turun sprinter performansında en büyük hayal kırıklığı, (Fransızları bir kenara bırakırsak) Mark Cavendish. İlk etaplarda özellikle Mark Renshaw kaynaklı bir Cav çöküşü vardı ki, etap sonlarındaki mimiklerden Caps yapılır, ama efsane olmanın ilk şartı, her düştüğünde ayağa kalkmasını bilmek. Son sprinti kazanıp, Tour de France’de etap kazanma onuruna bir kez daha ulaşan Cavendish, Champs-Elysees’nin yolunu tuttu.

Yeşil Mayo

1. SAGAN P. (TCS) 213 puan
2. GREIPEL A. (LTS) 210 puan
3. CAVENDISH M. (EQS) 159 puan
4. DEGENKOLB J. (TGA) 158 puan

Efsanelerin Kaybı

Başlıktan yorumla doğabilecek yanlış anlaşılmayı kırmak isterim. Sarı mayo adaylarımız şimdilik sapasağlam. Yine de Tony Martin ve Fabian Cancellara gibi iki efsaneye ayrı paragraf açmamak haksızlık olurdu. Hollandalıların yeni prensi Tom Dumoulin sonrasında, iki büyük zamana karşıcısını da kaybeden tur, henüz üçüncü etapta (Huy) yaşanan ağır kazayla birlikte Fabian Cancellara’ya (etabın sarı mayosu), 6. etapta ise halen tam olarak kavrayamadığım bir Tony Martin faciasıyla iki efsaneye de veda etti.

Martin’in ben gidersem hepiniz benle gelirsiniz edasıyla tüm favorileri yerle yeksan ettiği olayda, Tony köprücük kemiğini kırmaktan kurtulamadı. Tony Martin gibi Etixx – Quick Step sporcusu Zdenek Stybar’ın etabı kazanması, ardından alınan Cavendish röpörtajı, takım içindeki güler misin ağlar mısın tavrını en net ortaya koyan karelerden biri olsa gerek. Aynı gün içerisinde TDF’de etap kazanıp, önemli bir sporcu kaybediyorsunuz ve üzerine bir de spor antolojisinde yer alacak bir fotoğrafı biz spor severlere sunuyorsunuz. Anlatması zor bir an, yaşamasını tahmin edemiyorum. Etixx – Quick Step gözünden o gün;

Sarı Mayo

Dokuz etapta sekiz farklı etap galibi, beş ayrı sarı mayo sahibi çıkaran turumuzun sarı mayo paragrafında genel klasman liderlerinin ufak değerlendirmesini sunalım.

Liderler

Chris Froome 31h 34’12”
Tejay Van Garderen 0’12”
Alberto Contador 1’03”
Rigoberto Uran 1’18”
Alejandro Valverde 1’50”
Nairo Quintana 1’59”
Vincenzo Nibali 2’22”
Warren Barguil 2’43”
Robert Gesink 2’52”
Bauke Mollema 2’56”
Jean-Christophe Péraud 3’30”
Joaquim Rodriguez 3’52”

İlk sporcumuz Thibaut Pinot; muhteşem Eurosport spikerlerimizden (tüm Fransızlara önerilir; “TDF Türkiye’de izlenir”) aldığımız bilgilere göre, Pinot ciddi bir özgüven problemine sahip. Tur içerisinde sayısız kez yere düştüğünü, sürekli bir isyan halinde olduğunu, şanssız olduğunu ve pek de iyi bir takıma (FDJ) sahip olmadığını belirtelim. Yaşadığı talihsizlikler sonucu Chris Froome karşısında ciddi bir zaman farkı yiyen Pinot’un, liderler tablosunda üst sıralara yetişmesi pek mümkün görünmüyor. Buradan FDJ takımına da ayrı bir parantez açmak isterim. Liderlerini kazalara karşı savunmasız bıraktılar ve kaza sonrası lideri pelotona yetiştirme konusunda da oldukça başarısızlardı.

Chris Froome benim gözümde en güçlü favori. Keza hiçbir etapta zayıflık belirtisi göstermeyen Froome, en iyi domestik kadroya da sahip gibi gözüküyor. Vincenzo Nibali’nin ise yarattığı bir çok soru işareti bulunuyor. Şu an sarı mayo sahibi Froome’un 2’22” arkasında kalan Nibali, genel klasmanda büyük bir yara aldı.

Alberto Contador’un Giro yorgunluğu ile geldiği Tour de France’de, konumu şimdilik sağlam gibi. Tejay Van Garderen ve Nairo Quintana’yla sarı mayodan çokta uzaklaşmayan Contador’un, dağlardaki performansı merak konusu.

Sarı Mayo yarışı sürerken hava koşulları, etap koşulları, tırmanış performansları herkesin aklında. Peki bizim aklımızda neler var?

Aklımıza Takılanlar

– Joaquim Rodriguez ve Rigoberto Uran, Polka-Dot (dağların kralı) mayo ve genel klasman şansları nedir? İlk 5 içerisinde yer alırlarsa şaşırır mıyız ?

– Pinot hiç değilse bir TDF etabı kazanabilir mi?

– Contador dağlarda Froome’un temposuna ayak uydurabilecek mi?

– Takım arkadaşları olan Quintana ve Valverde arasında liderlik mücadelesi yaşanacak mı?

– Quintana sürpriz bir atakla sarı mayoyu giyer mi?

– Nibali zaman farkını kapatır mı?

 

Yazar: Sercan Saka @sercansaka

Doğa Felaketi / Doğal Güzellik :: Tirreno-Adriatico

Hava durumu yüzünden bayağı bir olaylı geçen Tirreno-Adriatico tamamlandı ve bisikletin bıçkın delikanlısı Kolombiyalı Nairo Quintana, bu önemli haftalık yarışın galibi oldu. Froome’un katılmadığı bu önemli yarışta, birçok yıldız ve yıldız adayı, zafer için mücadele etti. Sezonun başında herkes bacakları açmaya devam ediyor. Chris Froome, Nairo Quintana ve Alberto Contador fena durumda değiller ama Nibali sezon başından beri çok bir varlık gösterebilmiş değil. Takımı Astana’nın doping sürüncemesi de devam ediyor.

Bu yazıyı asıl yazma amacım olan “hava durumu” meselesine devam edelim. Tirreno-Adriatico’daki hava durumu malumunuzdur. Fotoğraflar gözünüze çarpmadıysa, aşağıda paylaşacağım. Nairo Quintana, bu karlı ve sövgülü 5. etapta farkını ortaya koyarak, etabı da, yarışı da aldı. Özellikle Fabian Cancellara ve Purito (Joaquim Rodriguez, organizasyonu ve bu durumu içlerinden geldiğince sövdüler. Cancellera, kuralların değişmesi gerektiğini, hava koşullarının adaletsizlik yarattığını dile getirdi. Tamam belki Tirreno-Adriatico’nun bu etabı abartı bir durum oluşturmuş olabilir ama yol bisikleti yarışlarının doğasında bu yok mu acaba? Sonuçta bir açık hava yarışı ve dayanıklılık yokuşu. Dağcılıkla çok bezettiğim bir spor. Evet, kötü hava koşullarında, zorlu Everest dağına tırmanabilirsin. İstemiyorsan da tırmanmaz, Yok bunu yapamam diyorsan da, Elbruz’a Büyük Ağrı’ya ya da Hasandağı’na çık. Organizasyonlar, bisiklet sporcularının canlarını çıkarıp reyting getirisi istiyorlar mı? Buna da evet diyebiliriz. Ancak bu işin bir orta yolu bulunması da gerekiyor. Neyse ki Cancellera son etaptaki bireysel zamanı karşıyı kazanarak kendi yüzünü biraz gülümsetti. Ama yine de kaşları çakık bakışlar atmaya devam etti.

Bisiklet sporunu benim için en özel kılan durum, yol bisikletinin seyirciyle omuz omuza (onu da abartanlar var) ve doğanın/şehrin yani hayatın içinde olması.

Bu arada Tirreno-Adriatico 2015’in galibi, Movistar’dan Nairo Quintana, ikinci Trek Factory Racing’in Hollandalısı Bauke Mollema, üçüncü ise kürsüdeki bir diğer Kolombiyalı isim Rigoberto Uran (Etixx – Quick Step).

 

Contador

Alberto Contador :: Fotoğraf: http://www.steephill.tv

peloton

Peloton :: Fotoğraf: http://www.steephill.tv

quintana

Nairo Quintana (Movistar) :: Fotoğraf: http://www.steephill.tv

taraftar

Taraftar :: Fotoğraf: http://www.steephill.tv

Fabian Cancellara Tirreno Adriatico Stage 5 CAKGZmzUYAAu8gV

Yarış sonunda Fabian Cancellara’nın kaskının durumu.