Giro d’Italia 2016’ya Ön Bakış

ROTA

Giro

Giro 2016

99. Giro d’Italia, Hollanda’nın önemli bisiklet kentlerinden Apeldoorn’dan, 10 km’lik kısa bir zamana karşı etabı ile başlıyor. Ve tam da bu noktada Cancellara parantezi açmamız gerekiyor. Daha önce 29 gün sarı mayo, 5 gün kırmızı mayo taşıyan Spartacus, kariyerinin eksik halkası olan pembe mayo için 6 yıl aradan sonra İtalya’ya çıkartma yapıyor. Bunun için tek hedef var, Apeldoorn’daki etabı kazanmak. Son yıllarda klasiklere verdiği ağırlık nedeniyle TT yeteneği bir miktar erozyona uğramış olsa da, bu yıl 2 etap kazanmayı bilmişti. Umulduğu şekilde ilk gün mayoyu üzerine geçirebilirse, 6. etaba kadar koruması mümkün görünüyor. Tabii yarış öncesi ortaya çıkan mide iltihabı problemi yarı yolda bırakmazsa.

Zamana karşı ve Arnhem-Nijmegen arasında yapılacak 2 sprint etabının ardından, uzun bir transfer curcunası ile Hollanda’yı terkedip İtalya’nın güneyine geçeceğiz. Ve 3 hafta boyunca adım adım kuzeye tırmanarak 29 Mayıs günü Torino’da yarışı sona erdireceğiz. 19. etapta Fransa’ya uğrayıp Risoul’da zirve finişi göreceğimizi atlamayalım. En son 2014 Tour’da çıkılmış, etabı Majka almıştı.

Bu yılın önemli farklılıklarından biri, parkurda 3 adet zamana karşı etabının bulunması. İlkinden bahsetmiştik, diğerlerini de yazalım: 9. etap (40,5 km) ve 15. etap (10,8 km). Sonuncusunun sadece 11 km olduğuna bakmayın. Ortalama %8 eğimli bir tırmanış zamana karşısından bahsediyoruz… Dağ etaplarının sayısında da bir azalma gözüküyor. Rehberde, 4 adet “mountain stage” olduğu yazılı. 7 de zirve finişimiz var.

Nibali

Vincenzo Nibali (Astana)

GENEL KLASMAN

Valverde

Alejandro Valverde (Movistar)

Nibali, 2013’te zafere ulaştıktan 3 yıl sonra Giro’ya geri dönüyor. Kazandığı sene, 8. etaptaki 54 km’lik zamana karşı etabında pembe mayoyu almış ve son güne kadar üzerinden çıkarmamıştı. Bu yıl yarışın benzer bir noktasında (9. etap) yine uzun (40 km) bir zamana karşı var. Tarih tekerrür edecek mi, göreceğiz. Edememesinin önündeki tek engel, Nibali’nin form durumu gibi gözüküyor. Sezon başındaki Umman Turu galibiyetinden bu yana ismini pek işitmedik. Kraliçe etabı koşulamayan Tirreno-Adriatico’da 6’ncı, Giro del Tirentino’da ise anca 21’inci olabildi. Messina Köpekbalığı için işlerin olumsuz gitmesi durumunda Astana’nın Fuglsang ve Kangert gibi iki B planı bulunuyor. Bu ikili aynı zamanda Nibali’nin en önemli yardımcıları olacak.

Valverde, upuzun kariyerinde Giro’yu ilk kez ziyaret edecek. Bu turistik bir gezi değil elbette, kazanmak istiyor. 2 hafta önce La Fleche Wallonne’da rekor kırdı. Ondan önce Castilla y Leon’da 2 etap ve genel klasmanı aldı. Formda, çoğu isim için korkulu rüya olan zamana karşıyı problem etmiyor ve arkasında pelotonun en sağlam takımı var. Nibali’nin form durumuna bağlı olarak, yarışın bir numaralı favorisi olduğunu düşünüyorum.

Landa

Mikel Landa (Sky)

2015 Giro, Landa için karışık hislerle bitmişti. 2 etap kazandı, kariyerinin ilk büyük tur podyumuna çıktı; keyfi yerindeydi. Beri yandan takımın planlarında önceliğin kendisinde olmadığını (ve olmayacağını) gördü; keyfi kaçtı. Hal böyle olunca Astana’da kalması mümkün değildi ve Giro’da lider olma sözü alarak Sky’ın İmparatorluk Ordusu’na katıldı. Demek istediğim, geçen seneden kalan bir hesabı var. Lakin toplamı 60 km’yi bulan 3 ITT’de nasıl hayatta kalacak, büyük bir muamma. Yiyeceği muhtemel zaman farklarını kapatabileceği yeteri kadar dağ etabı da yok üstelik. Bir kez daha podyum yapması mümkün; ama Torino’da pembe mayoyu giymesi zor gözüküyor.

Zakarin, geçen yıl Tour de Romandie’yi kazandığında ardında yoğun bir şüphe bulutu bırakmıştı. (Ve o bulutun içinde Giro’ya gelip bir de etap kazanmıştı.) Bu yıl yine benzer bir senaryo geçerli. Üstelik tek bir etap galibiyeti bu kez onu kesmeyecek gibi. Ana favoriler arasında zamana karşıda en iyi isimlerden biri olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Podyum görürse sürpriz olmaz. Şüphelenmeye ise devam.

Uran, bundan 4-5 yıl önce, yaklaşmakta olan Kolombiya yeni dalgasının işaret fişeğini yakan isimdi. Wiggins ve Froome için kendisini pas pas ederken, uygun bir takımda zirveye oynayabileceği konusunda herkesi ikna etmişti. Nitekim doğru olanı yapıp Sky’dan ayrıldı. Fakat yine doğru takımda değildi. Liderdi; ama Etixx’in fıtratında büyük tur kazanmak yoktu… Uran bu kez Canondale mayosu altında. Ve bu kez doğru takımı bulmuş olabilir. Yanında Formolo ve Dombrowski gibi iki genç yetenek, Cordoso gibi bir kurmay var. Canı istediğinde elit bir zamana karşıcıya dönüşebildiğini de bildiğimize göre, bu sefer neden olmasın?

Cancellara

Fabian Cancellara (Trek-Segafredo)

Sevdiğim tarz bisikletçilerden biri, Majka. Çoğu yaşıtı ve bazı büyükleri gibi (misal Rolland) anlamsız ataklarla kendini paralamaktan mümkün mertebe uzak duruyor. Atak zamanlaması konusunda güçlü bir sezgiye sahip. Yarış zekası hayli yüksek anlayacağınız. Tabii bu kadarı büyük tur kazanabilmek için yeterli değil. Aynı zamanda iyi de bir zamana karşıcı olmanız lazım. Majka bu konuda vasatı aşamıyor ne yazık ki. Bir diğer dezavantajı da takımı. Contador’u dahi yeterince besleyemeyip dağlarda yalnız bırakın Tinkoff’un, Majka için sağlam bir domestik kadrosu kuramayışına şaşmamalı elbette.

Giro bu yıl Dumoulin‘in memleketi Hollanda’dan, Dumoulin’in uzmanlık alanı olan zaman karşıyla başlıyor. Ve tam da Dumoulin’in ağzına layık olacak şekilde devasa dağlar yerine bol bol klasikvari etaplar ve zamana karşılarla nihayete eriyor. Velhasılı, parkur Dumoulin’e cuk oturuyor. Fakat asıl soru şu: “Dumoulin, bir büyük turcu olmaya uyuyor mu?” İşte bütün mesele bu.

Geçen sene 3. etapta ölümden dönen Pozzovivo, en sevdiği yarışa geri dönüyor. Berbat bir zamana karşıcı olarak herhangi bir büyük tur kazanamayacağını kendisi de biliyor olsa gerek. Hedef podyum, sonuç her zaman olduğu gibi ilk 10 içinde bir yer olacaktır. AG2R’in B planı ise 38’lik Peraud. Hatta B planından biraz daha fazlası. Pozzovivo’yla ortak lider olduklarını söyleyebiliriz.

Orica’nın genç Kolombiyalısı Chaves, daha önce 2 kez Giro’da ilk 10 yapan Kruijswijk, geçen yıl eline geçen liderlik fırsatını iyi değerlendirip sürpriz bir 4.’lük alan Amador, yaşları ilerlese de eski şampiyonlar Hesjedal ve Cunego; isimlerini anmamız gereken diğer bisikletçiler. Kimi genel klasman mücadelesine tutunmaya çalışacak, kimi iddiasını erkenden yitirip etap kovalayacak…

SPRINT MAYOSU

Giro’nun bu seneki parkur düzenlemesi sprinterlere yaradı. Yarış rehberinde 7 adet sprint etabı olduğu yazılı (geçen sene 4 idi) ve buna bağlı olarak pelotondaki sprinter kalitesinde gözle görülür bir artış var. Kittel, Greipel, Demare, Viviani, Nizzolo (son kırmızı mayo sahibi), Modolo, Pelucchi ve Mareczko; etap ve sprint krallığı için yarışacak isimler. En çok etabı Kittel’in kazanacağını düşünsem de, kırmızı mayo için favorim Viviani.

TIRMANIŞ MAYOSU

Tırmanış mayosunun seyri genellikle iki senaryo üzerinden şekillenir. Ya genel klasman iddialıları dağ etaplarını forse edip bunun dolaylı sonucu olarak mayoya ulaşırlar… Ya da kendi aralarında hesaplaşmayı seçip kaçaklara kendilerini gösterme imkanı tanırlar. Bu senaryolardan hangisinin galip geleceğini kestirmek her zaman güç olmuştur. Fakat büyük dağ etaplarının azlığı ve kaçışçılara uygun genel profil, bana ikinci seçeneğin öne çıkacağını söylüyor. Bu noktada aklıma gelen ilk isim, Atapuma. GK’dan kopmaları halinde MajkaPozzovivo ve Zakarin de kendilerini gösterebilir.

 

* * * * *   –

* * * *   Valverde, Nibali, Landa

* * *   Zakarin, Uran, Majka

* *   Dumoulin, Chaves

*   Pozzovivo, Kruijswijk, Peraud, Amador, Fuglsang

Yol Bisikletinde Ulusal Şampiyonlar (2015)

Tour de France öncesi bütün ülkelerin Ulusal Yol Şampiyonları belli olmaya başladı. Yıl boyunca ülke mayosunu taşımak isteyenler isimler netleşti. Bisiklet dünyasının önemli ülkelerinin şampiyonlarına aşağıdan bakabilirsiniz.

Hırvatistan – Emanuel Kiserlovski – Meridiana Kamen Team
Slovenya – Luka Pibernik – Lampre – Merida
Ukrayna – Mykhaylo Kononenko – Kolss BDC Team
Litvanya – Aidis Kruopis – An Post – Chain Reaction
Belarus – Andrei Krasilnikau – Minsk Cycling Club
Norveç – Edvald Boasson Hagen – MTN – Qhubeka
Yunanistan – Polychronis Tzortzakis
İsviçre – Danilo Wyss – BMC Racing Team
Danimarka – Chris Anker Sørensen – Tinkoff – Saxo
Belçika – Preben Van Hecke – Topsport Vlaanderen – Baloise
Slovakya – Peter Sagan – Tinkoff – Saxo
Çek Cumhuriyeti – Petr Vakoc – Etixx – Quick Step
Lüksemburg – Bob Jungels – Trek Factory Racing
Büyük Britanya – Peter Kennaugh – Team Sky
Rusya – Yuri Trofimov – Team Katusha
Polonya – Tomasz Marczynski – Torku Şekerspor
Portekiz – Rui Costa – Lampre – Merida
Fransa – Steven Tronet – Auber 93
Avusturya – Marco Haller – Team Katusha
Hollanda – Niki Terpstra – Etixx – Quick Step
Almanya – Emanuel Buchmann – Bora-Argon 18
İrlanda – Damien Shaw
Letonya – Aleksejs Saramotins – IAM Cycling
İspanya – Alejandro Valverde – Movistar Team
Estonya – Gert Jõeäär – Cofidis, Solutions Crédits
Eritre – Natnael Berhane – MTN – Qhubeka
İtalya – Vincenzo Nibali – Astana Pro Team
Türkiye – Ahmet Akdilek – Torku Şekerspor
Amerika Birleşik Devletleri – Matthew Busche – Trek Factory Racing
Kolombiya – Robinson Chalapud – Orgullo Antiqueño
Avustralya – Heinrich Haussler – IAM Cycling

 

Fotoğraf: Astana Pro Team

Fotoğraf: Astana Pro Team

Giro d’Italia 2015 Değerlendirmesi

Giro d’Italia 98. defa başlıyor! Biz de kendi görüşlerimiz doğrultusunda bu sene Giro’nun nasıl geçeceğini sizlere aktarmaya çalıştık. Keyifli okumalar.

 

gi11

 

Sezonun üç büyük turunun ilki olan Giro başlıyor. RCS Sports’un Amiral gemisi olan Giro ilgi açısından Tour de France’ı yakalayamadıysa da yayıncılık açısından ilgi çekici olmaya çalışıyor. Sezon başında Milano-San Remo’da gördüğümüz Süper Slow Motion Kameralar ve HD çekimler bu sene küçük İtalyan yarışlarında dahi kullanıldı. Bu sene Eurosport (Britanya, Türkiye de dâhil Avrupa) ve Bein Sports (Fransa / Orta Doğu) ile birlikte Rai HD, Rai Sport ve Rai 3 aracılığı ile yayınlanacak organizasyon uzun süre sonra ilk defa TVE ile İspanyol izleyicisine de ulaşacak.

 

Etap etap incelemeye gerek olmasa da bu sene de Giro organizatörlerinin Hafta Sonlarını güzel etaplara ayırdığını söyleyebiliriz. İşten izin alma durumunuz varsa son hafta Salıdan Cuma’ya (Cumartesi çalışıyorsanız Cumartesi de) izin alın diyebilirim.

 

Kesin izleyin: 20. Etap: Sestriere etabındaki ilk tırmanış Colle delle Finestre’de yolların beton olduğu 8 km’lik bir bölüm mevcut.
İzlemeseniz de olur: 13. Etap: Montecchio Maggiore – Lido di Jesolo etabı o kadar düz ki zaten az sayıda olan sprinterlerin bile uyuklayacaklarını tahmin ediyorum.
Genel Klasman’ın Contador, Porte, Uran ve eğer rahatsızlığını atlattıysa Aru arasında geçmesini bekliyorum. Geçen senenin şampiyonu Movistar’ın genel klasman’ın uzağında kalacağını kadrolar açıklandığından beri düşünüyorum. Özellikle Etaplarda İtalyan bisikletçilerin kendilerini göstermek için mücadele edeceğini, Team Colombia –TeamEuropcar-MTN gibitakımların olmamasından ötürü bu senenin En çok kaçışta olacak takımının Zardini, Colbrelli, Pirazzi gibi isimleriyle Bardiani-CSF olacağını ve Team Cannondale-Garmin’in Davide Formolo ile bir etap kazanacağını kehanet ediyorum.
Son olarak tüm sporculara kazasız turlar – sağlam köprücük kemikleri dilerken; 3 hafta boyunca bu turu izleyecek bisiklet severlere -özellikle patronlardan gizli izleyeceklere-de kolaylıklar diliyorum.

 

Özgür Ozan

@ozgurozan

 

 

PEMBE MAYIS
Adıyla, tarihiyle ve bunlara bağlı olarak bisikletçilerin öncelikli tercihi olması hasebiyle Tour de France’ın büyük turlar arasındaki yeri ayrıdır. Ama özellikle son birkaç yılda, heyecan açısından Giro’nun TdF’den eksiği yok hale geldi. Hatta bir miktar fazlası bile var diyebiliriz.
Bunun başlıca sebebi yarış planlaması/etap seçimleri gibi geliyor bana.(İkincisi ise Fransa Turu direktörü Christian Prudhomme’un ısrarla tercih etmediği etap sonu bonusları.)Fransa’da ilk hafta, birbiri ardına sprint etaplarıyla bir miktar sıkıcı geçer. İtalya’da ise üçüncü günden irili ufaklı tepeleri geçmeye başlarsınız bile. Ve yokuş çıkmak işleri her zaman daha eğlenceli hale getirir. Bu yıl da durum farksız. Henüz Rapallo’dan Sestri Levante’ye gidilecek üçüncü etapta 2 adet tırmanış kapısı bizi bekliyor olacak. Biri 2. kategoriden.
Uzatmadan favorilere geçelim…

 

Alberto Contador, Giro-Tour dublesi hedefiyle “imkansızın şarkısını1” söyleme çalışıyor. Start listesine bakıldığında en büyük favori o gibi gözükse de, cevabını veremediğim bir soru var ve yarıştaki selameti bu sorunun cevabında gizli: Giro’yu kazanmak için şansını zorlayacak mı, yoksa olmayacağını anladığında kendini Tour’a mı saklayacak?

 

Richie Porte, Giro’ya gelmeden tam 3 tane haftalık tur kazandı (Paris-Nice, Katalunya Turu ve Giro del Trentino). Söylemeye gerek yoktur sanıyorum, formu had safhada. Fakat Porte’un kötü bir alışkanlığı var. Her şey güzel güzel giderken kötü bir gün geçirip bir çuval inciri berbat eder. Yine aynısı olursa bir daha bir büyük tur kazanmaya hiç bu kadar yaklaşamayacak muhtemelen.
Geçen yılı podyumda bitiren Rigoberto Uran ve Fabio Aru, en azından ünvanlarını korumak için tekrar İtalya’da olacaklar. Onlarla birlikte, ama onların bir tık gerisinde Domenico Pozzovivo’yu saymamız gerek. Podyuma çıkamasa bile yakınında gezecektir.Dikkat edilmesi gereken iki isim daha var: Quintana ve Valverde’nin yokluğunda Movistar’a liderlik edecekBenat Intxausti ve Tour de Romandie’de sürpriz ve kimilerine göre şüpheli bir genel klasman zaferi elde eden Katusha’dan Ilnur Zakarin.

 

Bütün iş genel klasman mücadelesiyle bitmiyor elbette. Bir de gözünü sprint etapları ve kırmızı mayoya dikenler var. Andre Greipel, pek derin olmayan sprinter kadrosuiçindeki en göze çarpan isim. Fethiye-Marmaris etabını kazandıktan sonra Türkiye Turu’ndan ayrılmış, Giro için dinlenmeye çekilmişti. Klasiklerdeki formu hala aklımızda… Onu en çok zorlayacakların Luca Mezgec, Elia Viviani ve Giacomo Nizzolo olmasını bekliyorum.

 

Michael Matthews için ayrı bir bölüm açmak istiyorum.Orica’nın genç Avustralyalısı saf bir sprinter değil.Klasik sprint etaplarında rakiplerinin arkasında kalması muhtemel. Fakat tepeli, yokuş yukarı sprint atabileceği klasikvari etaplarda hepsinin önünde olacaktır. (Milan-San Remo ve Amstel Gold Race’yi 3. bitirdi.) Repertuvarının daha geniş olması nedeniyle, Greipel’ın yarım adım önünde kırmızı mayo için bir numaralı favorim.
Birkaç paragraflık yazı yazmam istenmişti ve şu an sekizinciye başlıyorum; o yüzden daha fazla uzatmayacağım. Lakin bitirmeden önce adını anmak istediğim son bir isim var. Yarışın başlayacağı 9 Mayıs’ta 4. ölüm yılını anacağımız Wouter Weylandt. Bir bisiklet ve sporsever olarak bu alandaki en travmatik anılarımın sahibi, Giro dendiğinde ilkaklıma gelen…

 

KISA KISA
– Bisikletçiler, toplam 3482 km yol katedecekler.
– 5 “high mountain”, 7 “medium mountain”, 7 sprint ve -1’i takım- 2 zamana karşı etabı geçilecek. Toplam 7 zirve finişi.
– En kısa etap 136 km, en uzun etap263 km olacak. (Zamana karşılar hariç.)
– Bu yılın Cima Coppi’si, 2178 metre ile Colle delle Finestre.

 

Murat Elgin

@bisikletdukkani

 

 

İNİŞLİ ÇIKIŞLI

Malûmunuz Giro’nun 98. edisyonunu yaşayacağız. Büyük turlardan en sevdiğim yarış bu olsa gerek. Hiçbir zaman Tour de France’ın popülaritesini geçemeyecek gibi ama bisiklet romantiklerinin her zaman bir numurası olacak. Giro’nun en büyük özelliği Fransa’ya göre biraz daha inişli çıkışlı olması ve bu dayanıklılık yarışında havanın pek de hoş olmaması. İzleyeciler ve fotoğrafçılar için bundan âlâ bir şey olamaz. Tirreno – Adriatico yazımda da bu doğa koşulları konusuna değinmiştim. Bu tip hava hoşulları (kar, yağmur, fırtına, çamur) çoğu bisikletçi için eziyet, elbette seyirciler ve organizasyonerler dışında bundan zevk alan bisikletçiler de söz konusu. Neyse ben hâlâ bunun açık havada yapılan, kıyasıya bir rekaber içeren, dayanıklılık yarışı olduğunu düşünüyorum. O yüzden parkur zorluklarını pek de acımasız bulmuyorum. Ama dedim ya, bana hava hoş.

 

Bir başka mesele de bu ara eskiden doping yapmış sporcuların tekrar formda olması. İşte ona formda olma mı, yoksa başka bir şey mi denilmeli onu hiçbir zaman bilemiyoruz. Zakarin, Valverde ve Rebellin son zamanlarda etkileyici performanslar gösterdiler. O yüzden her zamanki mide ekşimesi yine başladı. Bu seneki Giro’nun da en büyük favorisi, Giro – TdF dublesi yapmak isteyen Alberto Contador. Alberto Contador’un daha önce Giro zaferi elinden alınmıştı. Bunu da kazanması halinde kaptırmak istemiyorsa, temizliğine önem vermeli. İnsanların daha fazla tahammülü kalmadı. Bir diğer acaba sahibi isim de Diego Ulissi. Genç İtalyan’ın da bu sefer temiz olmasını umuyoruz.

 

Birkaç cümleyle favorilerden de bahsedecek olursak, Alberto Contador mantık olarak zafere en yakın isim olarak gözüküyor. Sonrasında ise Rigoberto Uran ve Fabio Aru diğer favoriler. Ryder Hesjedal da eski bir Giro olarak her zaman favoriler arasında gösterilmeli diye düşünüyorum. Bir diğer önemli isim ise Tazmanya Canavarı Richie Porte. Porte ile ilgili bir hayli şüphem var. Üç haftalık büyük turların hemen hemen hepsinde 1-2 günü boş geçiyor. Yoksa çok dirayetli bir bisikletçi. O bonklamayı yaşamazsa, şansı var gibi. Bir de bazen anlamsız yerlerde atakları oluyor. Kendini dizginlemesi lazım. Yine Team Sky’dan Leopold König ise buraya gelen favori bisikletçilerimden biri. Geçen sene NetApp-Endura’da takım lideriydi ama bu sene Team Sky’da en azından Giro için Richie Porte’a baş domestiklik yapacak. Bakalım neler olacak.

 

Bu sene de her şey pembe uğruna!

 

Onur Narinoğlu

@onarinoglu

 

Giro d'Italia Takım Tanıtımları - Michele Scarponi (Lampre)

Giro d’Italia Takım Tanıtımları – Michele Scarponi (Lampre)

Doğa Felaketi / Doğal Güzellik :: Tirreno-Adriatico

Hava durumu yüzünden bayağı bir olaylı geçen Tirreno-Adriatico tamamlandı ve bisikletin bıçkın delikanlısı Kolombiyalı Nairo Quintana, bu önemli haftalık yarışın galibi oldu. Froome’un katılmadığı bu önemli yarışta, birçok yıldız ve yıldız adayı, zafer için mücadele etti. Sezonun başında herkes bacakları açmaya devam ediyor. Chris Froome, Nairo Quintana ve Alberto Contador fena durumda değiller ama Nibali sezon başından beri çok bir varlık gösterebilmiş değil. Takımı Astana’nın doping sürüncemesi de devam ediyor.

Bu yazıyı asıl yazma amacım olan “hava durumu” meselesine devam edelim. Tirreno-Adriatico’daki hava durumu malumunuzdur. Fotoğraflar gözünüze çarpmadıysa, aşağıda paylaşacağım. Nairo Quintana, bu karlı ve sövgülü 5. etapta farkını ortaya koyarak, etabı da, yarışı da aldı. Özellikle Fabian Cancellara ve Purito (Joaquim Rodriguez, organizasyonu ve bu durumu içlerinden geldiğince sövdüler. Cancellera, kuralların değişmesi gerektiğini, hava koşullarının adaletsizlik yarattığını dile getirdi. Tamam belki Tirreno-Adriatico’nun bu etabı abartı bir durum oluşturmuş olabilir ama yol bisikleti yarışlarının doğasında bu yok mu acaba? Sonuçta bir açık hava yarışı ve dayanıklılık yokuşu. Dağcılıkla çok bezettiğim bir spor. Evet, kötü hava koşullarında, zorlu Everest dağına tırmanabilirsin. İstemiyorsan da tırmanmaz, Yok bunu yapamam diyorsan da, Elbruz’a Büyük Ağrı’ya ya da Hasandağı’na çık. Organizasyonlar, bisiklet sporcularının canlarını çıkarıp reyting getirisi istiyorlar mı? Buna da evet diyebiliriz. Ancak bu işin bir orta yolu bulunması da gerekiyor. Neyse ki Cancellera son etaptaki bireysel zamanı karşıyı kazanarak kendi yüzünü biraz gülümsetti. Ama yine de kaşları çakık bakışlar atmaya devam etti.

Bisiklet sporunu benim için en özel kılan durum, yol bisikletinin seyirciyle omuz omuza (onu da abartanlar var) ve doğanın/şehrin yani hayatın içinde olması.

Bu arada Tirreno-Adriatico 2015’in galibi, Movistar’dan Nairo Quintana, ikinci Trek Factory Racing’in Hollandalısı Bauke Mollema, üçüncü ise kürsüdeki bir diğer Kolombiyalı isim Rigoberto Uran (Etixx – Quick Step).

 

Contador

Alberto Contador :: Fotoğraf: http://www.steephill.tv

peloton

Peloton :: Fotoğraf: http://www.steephill.tv

quintana

Nairo Quintana (Movistar) :: Fotoğraf: http://www.steephill.tv

taraftar

Taraftar :: Fotoğraf: http://www.steephill.tv

Fabian Cancellara Tirreno Adriatico Stage 5 CAKGZmzUYAAu8gV

Yarış sonunda Fabian Cancellara’nın kaskının durumu.