Vuelta a Espana 2016’ya Ön Bakış

GENEL KLASMAN

Chaves, ilk büyük çıkışını geçen yıl Vuelta’da yapmıştı. Genel klasman beşinciliğini 2 etap galibiyeti ile süsleyen Kolombiyalı, daha fazlası için tekrar İspanya’da. Bunu gerçekleştirebilecek kudrete sahip olduğunu Giro’da gösterdi… Pek de uzun olmayan favoriler listesinde, -Kruijswijk’la beraber- en taze isim o.  Parkur ona cuk oturuyor. Yarışın TTT ile başlaması da onun yararına. Tıpkı geçen yıl Aru’nun yaptığı gibi, Tour yorgunu isimlerin arasından sıyrılarak yarışı kazanmasını bekliyorum. En büyük dezavantajı, 19. etaptaki düz zamana karşı. Bu, onu dağlarda daha aktif olmaya zorlayacak. Ve atlamayalım, artık mimli isimlerden biri… 4 aylık cezadan dönen Simon Yates de Orica kadrosunda.

27 August 2015 70th Vuelta a Espana Stage 06 : Cordoba - Sierra de Cazorla CHAVES Johan Esteban (COL) Orica - GreenEDGE, Maillot Rojo Photo : Yuzuru SUNADA

Esteban Chaves

En taze isim Chaves ise, en aç olanı Contador. Bütün sezon Tour için çalışıp daha ilk haftada abandone olduktan sonra sezonu kurtarmak için ülkesine dönüyor. Eh, Vuelta biraz da bunun için var. 2014’te de benzeri bir senaryonun kahramanı olmuş, Paris’i göremediği Tour’un akabinde gelip Vuelta’da zafere ulaşmıştı. Formunun yerinde olduğunu söyleyebiliriz. Vuelta’ya hazırlık yarışlarından biri olan Burgos’ta genel klasmanı kazanmayı başardı… El Pistolero’nun, sezonu kurtarmak dışında tarihsel hedefleri de var. Kazanırsa, 4. şampiyonluk ile Vuelta’yı en çok kazanan 2 isimden biri olacak (Diğeri Roberto Heras). Aynı zamanda 8 Grand Tour galibiyetiyle tüm zamanlar listesinde Anquetil’le üçüncülüğü paylaşacak.

Alberto Contador

Alberto Contador

Froome‘un geçen yıl Vuelta’ya gitmesi spontan bir karardı. Tour şampiyonu olarak İspanya’da şovun bir parçası olmak istemişti. Bu sene ise daha planlı bir tercih yapmışa benziyor. Açık ki, 1978’ten bu yana gerçekleştirilemeyen Tour-Vuelta dublesini istiyor. Vuelta’ya yabancı bir isim değil üstelik. 2011 ve 2014’te podyumun ikinci basamağındaydı. Nitekim kendisi de İspanya Turu’yla yarım kalan bir hesabı olduğunu söylüyor. Tarihle arasındaki en büyük engel ise bedeni. Tour’dan sonra fazla dinlenme imkanı bulamadı. Olimpiyat yol yarışında kendini fazla zorlamadı belki; ama zamana karşı epey bir enerjisini götürdü. Biriken bu yorgunluk, üçüncü haftada Froome’u düşürebilir. Aktif dinlenmeyle geçirebileceği fazla etap da yok.

Sonuçtan bağımsız, Tour’un en büyük hayal kırıklığı Quintana‘ydı muhtemelen. Podyuma çıkmayı başardı başarmasına da, üç hafta boyunca neredeyse tek bir atak dahi yapamadı. Kendisi de vaziyetin farkında olacak, Vuelta’ya kendini ‘ispata’ geliyor. Kazanabileceğini sanmıyorum. Podyuma çıkmakta dahi zorlanabilir; lakin çok daha aktif olacağı kesin… Ve yine Valverde. Her “Ön Bakış” yazısında adını anmaktan gına geldi. Ben yoruldum; ama o bir türlü yorulmuyor. Giro’da üçüncü, Tour’da altıncı oldu ve şimdi gözünü Vuelta’ya dikmiş durumda. Kendi iyiliği için, umarım iyi bir performans gösteremez.

Chris Froome

Chris Froome

Bu isme dikkat: Miguel Angel Lopez.  Kendisi, Kolombiya bisiklet fabrikasının son ürünü. Henüz 22 yaşında, profesyonel pelotondaki 2. yılını geçiriyor ve ilk büyük turuna çıkacak. Buna rağmen Astana’nın lideri olarak genel klasmanda yukarıları hedefliyor. Çaylak duvarına çarpmazsa yarışı podyuma yakın bir yerde bitireceğini düşünüyorum. Yanında; Scarponi, Cataldo ve LL Sanchez gibi veteran domestikler var. İsviçre Turu’ndaki göz alıcı performansı beni yanıltmıyordur umarım. Ve laf aramızda, Chaves ile beraber Velogames’teki banko adamım.

Kruijswijk (Adını ezbere yazabiliyorum), bu Giro’nun en kalp kıran anlarından birinin kahramanıydı. Şampiyonluk için gün sayarken, 18. etapta kar duvarına toslayıp podyum dışı kalmıştı. Hollandalı, yaralarını sarıp yeni bir meydan okumaya girişecek. Giro’daki kadar etkili olmasını beklemiyorum açıkçası. İlk beş ideal bir hedef gibi duruyor. E daha ne olsun?.. Neredeyse adını unuttuğumuz Gesink de kadroda. Kalp problemlerini tamamen ardında bırakmışa benziyor. İki Hollandalı bir dereden nasıl su içecek, içebilecek mi; göreceğiz.

Nairo Quintana

Nairo Quintana

Tour’u son anda pas geçip gözünü Vuelta’ya diken Talansky, katıldığı son iki büyük turda ilk 10 yapan Meintjes, BMC’nin lider duo’su Samu SanchezVan Garderen ve ilk büyük turunu koşacak potansiyelli Fransız Latour; genel klasman mücadelesi verecek diğer isimler. Brambilla, Barguil ve De Clerq gibi kağıt üzerinde ilk 10’u zorlayacak; ama fırsat bulduklarında etaba gitmeleri daha olası bisikletçileri de atlamayalım. Özellikle Brambilla’dan çok şey bekliyorum.

 

SPRİNT MAYOSU

Vuelta hiçbir zaman sprinterlere göz kırpmadı; ama bu kadar zayıf bir kadro da hiç bir araya gelmemişti. Arndt, Meersman, Drucker, Sbaragli, Rojas, Bonifazio ve Cort, bir avuç sprint etabında galibiyet için çarpışacaklar. Güçlü trenlerin olmayışı, 1-2 kaçış sürprizine neden olabilir. Yeşil mayoyu ise genel klasman iddialılarından birinin kazanacağını düşünüyorum.

 

DİĞERLERİ

Tüm mesele genel klasmancılar ve sprinterlerden ibaret değil elbette. Gilbert, Kwiatkowski, Gerrans gibi Ardenne klasikçilerine uygun çok sayıda etap var. Ha keza Dombrowski, Formolo, Geniez, Sicard, Machado gibi tırmanışçılar da kendi aralarında benzeri bir yarışın içine girecekler. Ve son olarak, Caja Rural. TUR’u domine eden takımdan 5 isim İspanya’da olacak. Bol bol kaçışa gireceklerinden kimsenin şüphesi olmasın.

 

* * * * *   –

* * * *   Chaves, Contador

* * *   Froome, Quintana

* *   Lopez, Kruijswijk

*   Talansky, Meintjes, Sanchez, Van Garderen, Latour

Tour de France 2016’ya Ön Bakış

ROTA

Fransa Turu “Grand Depart”ı, iki yıl aradan sonra anakaraya geri dönüyor. Eşsiz güzellikteki Mont-Saint-Michel’den başlayacak yarış, üç gün boyunca, İkinci Dünya Savaşı’nın en sert çarpışmalarından birinin yaşandığı Normandiya topraklarında olacak. Ardından, adım adım güneye inip saat yönünün tersine bir güzergah izleyerek üç hafta sonunda Paris’e varacağız. Başlangıç Fransa’dan yapılsa da, yarış içerisinde İspanya (9. etap), Andorra (9-10. etap) ve İsviçre (16-17. etap) topraklarına geçilecek.

map_route

Tour de France 2016

Tour’un onur konuğu, benim de favorim olan Mont Ventoux… 12. etapta zirve finişi olarak kullanılacak mistik tırmanış, klişe anlatımla yarışın kaybedenlerini ortaya çıkartacak. Mont Ventoux, en son 2013 yılında çıkılmış, etabı Quintana’nın 29 saniye önünde Froome kazanmıştı. Yarış boyu 2 de bireysel zamana karşı etabı koşulacak. İlki, Mont Ventoux’nun ertesi günü (37,5 km), diğeri 18. etapta. İkinci ITT’nin; 17 km’lik, eğimi zaman zaman çift hanelere ulaşan bir tırmanış zamana karşısı olduğunu hatırlatmak isterim.

GENEL KLASMAN

Sezon içinde Froome‘u izleme şansımız pek olmuyor (Yakındığımdan değil). İzlesek bile, sağlıklı değerlendirme yapacak verilere ulaşamıyoruz. Sky’ın metodik çalışma programları, yarışlara antrenmanla hazırlanmanın daha doğru olduğunu söylüyor çünkü. Bu bağlamda, Tour’a dair öngörülerimizin nirengi noktasını Froome’un Dauphine performansı belirliyor… 2013 ve 2015’te Dauphine’yi kazandığında, peşi sıra Tour’u da sarı mayoyla bitirmişti. Sonuç, bu yıl da değişmeyeceğe benzer. Kazanması halinde, 3. Tour zaferiyle adını LeMond, Bobet ve Thys gibi efsaenelerin arasına yazdıracak. Aynı zamanda, Indurain’den bu yana yarışı üst üste kazanan ilk isim olacak.

chris_froome_2623495b

Chris Froome

Şampiyonluk yolunda, Geraint Thomas‘a yine önemli iş düşüyor. Britanyalı, Movistar ve Astana gibi kudretli kadrolara sahip takımlardan gelecek “Froome’u izole etme” ataklarına cevap vermekle yükümlü. Bunu yaparken de mümkün olduğunca genel klasman ilk 10’una tutunmaya çalışacak… Sky’dan bahsediyorken, Landa‘yı atlamayalım. Kazanabileceği bir Giro’yu, geçirdiği hastalık nedeniyle henüz 10. etapta terk ettikten sonra Froomey’nin süper domestik kadrosuna katıldı. Tüm enerjisini verir mi, yoksa kendini Vuelta’ya mı saklar; kestiremiyorum.

Quintana, Fransa’ya, olabilecek en formda haliyle geliyor. Katalunya, Romandie ve Route du Sud’u kazandı; San Luis ve Pais Vasco’da üçüncü oldu. Tour öncesi son hazırlık olan Sud’da 13 km’lik düz bir zamana karşı dahi aldı. 2013 ve 2015’e oranla Froome’a daha zorlu anlar yaşatacağı kesin. En büyük şansı, kendini son haftaya iyi saklayabilmesi. Fakat sonuç farklı olmayacak sanki. Ne yaparsa yapsın, Froome yarışmaya devam ettikçe Tour’u kazanamayacağına dair bir his oluşmaya başladı bende. Mont Ventoux için ise şimdiden onu yazıyorum… Movistar’ın, Quintana için dillere destan bir takım kurduğunu belirtmeden geçmeyelim. Izagirre kardeşlerden Erviti‘ye, Anacona‘dan Jesus Herrada‘ya, Dani Moreno‘dan Nelson Oliveira‘ya… Valverde‘yi saymadım bakın.

Nairo Quintana on stage twenty of the 2015 Tour de France

Nairo Quintana

Contador, geçen yıl Giro-Tour dublesine kalkışmış, beklendiği üzere başarısız olmuştu. Aklın yolu bir, 2016’ya sadece Fransa Turu’unu hedefleyerek başladı. 2016 için aynı zamanda “Son senem” diyordu; fakat sezon başında aldığı dereceler emeklilik kararını ertelemesine neden oldu. Yalnız aldığı karar ona pek iyi gelmedi gibi. Dauphine’de 5.’likte kalan İspanyol bisikletçi, Tour’a en iyi haliyle gelmiyor… Herhangi bir argümanla destekleyemem; ama içimden bir ses podyumu, hatta Paris’i göremeyeceğini söylüyor. Lakin içimdeki his, Contador’un Tour’un en büyük 3 favorisinden biri olduğunu gerçeğini değiştirmiyor. Kazanırsa Froome gibi o da 3’leyecek. Beri yandan, 8 büyük tur galibiyeti ile Anquetil’in yanına, Merckx (11) ve Hinault’un (10) arkasına yerleşecek.

Alberto Contador

Alberto Contador

Pinot’nun son 2-3 yılda gösterdiği gelişime diyecek söz bulamıyorum. 2013’ü hatırlıyor musunuz? Hız korkusu nedeniyle beceremediği inişlerden sonra yarışı bırakmak zorunda kalmıştı. O konuda sıkıntısı yok artık. Yetmedi, vasat altı bir zamana karşıcıyken Fransa ITT şampiyonu oldu. Dauphine’de bir miktar hayal kırıklığı yaratsa da, 2014’teki podyum derecesini tekrarlayabilecek bir noktada olduğunu söyleyebiliriz. Üstelik, kendinden önce yazılan isimlerin problem yaşamasını beklemeden. Malum, 2014’te Froome ve Quintana Paris’i görememişlerdi… İsviçreli Reichenbach‘la yakaladıkları uyumun da ona katkı sağlayacağını düşünüyorum. Fransızların artık gerçekçi bir ihtimalleri var.

Aru, geçen yıl Vuelta’yı kazanarak rüştünü ispat etti. Lakin Froome, Quintana, Contador ve Nibali’den müteşekkil elit sınıfa kafa tutabilecek seviyede henüz değil. Sezonu da pek verimli geçmiyor hani. Şubat ayındaki Valencia Turu’unda elde ettiği 6.’lıktan öteye gidemedi. “Dauphine’de işler yoluna girmeye başlayabilir,” diye düşündük; ama umduğumuzu bulamadık. Etap kazandığına bakmayın, sprinte meyyal bir etapta, trenlerin basiretsizliğiyle galibiyete ulaşabildi. Habitatı olan dağlarda neredeyse adını dahi işitmedik. Podyum, genç İtalyan için fazlasıyla iyimser duruyor. 4-7 arası, şahsen daha gerçekçi bir tahmin. Belki bir de etap galibiyeti.

Astana, Scarponi dışındaki Giro as kadrosunu (Fuglsang ve Kangert) Aru’nun yanına konuşlandırmış vaziyette. Nibali de burada. Her ne kadar Aru’ya yardım için Fransa’ya geldiğini söylese de, aklının bir köşesinde Giro-Tour dublesi muhakkak vardır. Pelotonun en pragmatik mensuplarından birinin, eline geçmesi muhtemel şansları tepeceğini hiç sanmıyorum. Pais Vasco’da aldığı etap ve finişten geçerken yaşadığı sevinçle hatırladığımız Diego Rosa ve yıllanmış şarap Tiralongo da takımdalar. Huh, bütün kadroyu saydım galiba.

BMC, neredeyse birbirinin aynısı iki isimle podyum kovalayacak (“Şampiyonluk” demeye dilim varmadı): Porte ve van Garderen… İkisi de iyi birer zamana karşıcı, ikisi de başarılı haftalık tur yarışçıları. Ve ikisi de büyük turlarda birer gün şalter indirip bir çuval inciri berabet etmeleriyle ünlü. Demem o ki, ikisini toplasanız bir büyük turcu etmez… TvG, geçtiğimiz yıl şeytanın bacağını kırmaya çok yakındı. Ta ki, 17. etapta gözyaşları içinde abandone olana dek. Yarışı bıraktığı sırada genel klasmanda üçüncüydü. Ha keza Porte da bir numaralı favori olarak geldiği Giro’yu yarıda bırakmak zorunda kaldı. İki küskün şimdi aynı çatı altında, aynı hedef için mücadele edecekler. Her şeyin farklı olacağını düşünenler “ne yazık ki” yanılıyorlar. Birbirlerine göz kulak olmaktan çok, birbirlerinin yoluna çıkmaları daha olası.

Tour de France 2015 - 102a Edizione - 21a tappa Sevres - Paris Champs Elysees 109.5 km - 26/07/2015 - Christopher Froome (Team Sky) - foto Vincent Kalut/PN/BettiniPhoto©2015

Arc de Triomphe

Allan Peiper yine saçını başını yolacak. Takımın etap galibiyetine en yakın isimleri Rohan Dennis ve Greg van Avermaet gibi duruyor. Kaliforniya’da podyum yapan Bookwalter da kadroda.

Dauphine’nin öne çıkan isimlerinden biri Bardet oldu. Froome’un 12 saniye arkasında ikinciliği yakaladı ve tekrar radarımıza girdi. Geçen yıl genel klasman iddiasını erkenden yitirdikten sonra son haftayı kaçışlarda geçirmişti. Bu sayede, kazandığı zamanlarla hem ilk 10’a tırmandı, hem de bir etap aldı. “Genel klasman şansı ne?” diye soracak olursanız; ilk 10’un ortaları ideal bir sonuç olacaktır. 13. etaptaki 37 km’lik zamana karşı, başına dert açabilir. Yetenekli tırmanışçı Vuillermoz, AG2R’in bir diğer etap umudu. Takım, Giro’da yokları oynayan Pozzovivo‘yu da Tour kadrosuna almış. Bardet’ye birkaç dağlık etapta yardımcı olabilirse ne ala.

İsviçre Turu’nda vasat ITT performansıyla genel klasman galibiyetini tepen Barguil, Orica’nın genç Avustralyalısı Adam Yates, Lotto Jumbo ve Trek’in Holladalıları Kelderman ile Mollema, Etixx’in Ardenne’ci ikilisi Dan Martin ve Alaphilippe, geçtiğimiz yıl Vuelta’da başarılı bir iş çıkartan Meintjes, 37’lik delikanlı Purito, bir diğer Katusha’lı Giro gazisi Zakarin ve zamansız atakların adamı Rolland; adlarını anmamız gereken diğer isimler. Özellikle Barguil, Yates ve -en çok da- Alaphilippe’e dikkat ediniz. İlk ikisi beyaz mayo, Alaphilippe etap galibiyeti için mücadale edecek. Ne varsa gençlerde var!

SPRİNT MAYOSU

WATSON_00004276-064-630x420

Peter Sagan

Yarış kitapçığında 9 adet “düz” etap olduğu yazıyor. Bunlardan 5 tanesi, ilk 6 güne sıralanmış. Atlamayalım, bunlardan iki tanesi (2. ve 4. etap) eğimli sonlara sahipler. Saf sprintelere pek uygun değiller yani. Gelelim favorilere… Sagan, kariyerinin en iyi sezonunu geçiriyor. Yıllardır peşinden koştuğu monument zaferine Ronde’de ulaştı. Dünya Şampiyonu Slovak, yeşil mayonun açık ara favorisi. Başına bir hal gelmedikçe, ki geldiğini pek görmedik, üst üste 5. kez zafere ulaşacağını söyleyebiliriz. Birkaç sene içinde de muhtemelen Erik Zabel’in rekorunu (6) kırıp zirveye tek başına oturacak. En az 2-3 etap kazanmasını bekliyorum.

Giro’da toplam 5 etap kazandıktan sonra Fransa hazırlıkları için yarışı yarıda bırakan Kittel ve Greipel, Sagan ile birlikte sprint kadrosunun başını çekiyorlar. Champs-Elysees’nin eski kralı Cavendish de burada; ancak Olimpiyat hazırlıkları yol performansını düşürmüşe benziyor. Alacağı tek bir etap dahi, mecvut şartlarda onu mutlu etmeye yetecektir. Fransızların gözünün içine baktığı Coquard da ilk Fransa Turu galibiyetini arayacak. Bir diğer Fransız Bouhanni ise Fransa şampiyonası sırasında kavgaya karışıp elini yaraladığı için Tour’dan çekilmek zorunda kaldı.

Kristoff ve Degenkolb, pelotonda yer alan isimlerden. Başka zaman olsa isimlerini en başa yazardım; ama Kristoff çok formsuz, Degenkolb’un ise sezon öncesinde geçirdiği ağır kazadan sonra buraya gelebilmesi bile ufak çaplı bir mucize. Ve son olarak Matthews… Bu yıl Giro’yu pas geçip doğrudan Tour için hazırlık yaptı. Top-speed’inin eskisi kadar yüksek olmaması saf sprinterlere karşı şansını zora soksa da, eğimli sona sahip klasikvari etaplarda öne çıkmasını bekliyoruz. Bu sayede yeşil mayo için de tehdit oluşturabilir. Van Avermaet, Boasson Hagen ve Groenewegen‘i de anmadan geçmeyelim.

TIRMANIŞ MAYOSU

Giro “Ön Bakış” yazısında bahsetmiştim. Aynen alıntılıyorum: “Tırmanış mayosunun seyri genellikle iki senaryo üzerinden şekillenir. Ya genel klasman iddialıları dağ etaplarını forse edip bunun dolaylı sonucu olarak mayoya ulaşırlar… Ya da kendi aralarında hesaplaşmayı seçip kaçaklara kendilerini gösterme imkanı tanırlar…” Düşünüyorum da, bu denli kalabalık bir GK kadrosu varken, mayo kaçışçılara kalmaz sanki. Oyumu; Froome, Quintana, Bardet üçlüsünden yana kullanıyorum. Küsüratlı sayı verdim ki attığım belli olmasın.

 

* * * * *   Froome

* * * *   Quintana, Contador

* * *   Pinot, Porte, Aru

* *   Bardet, van Garderen, Nibali

*   Barguil, Yates, Kelderman, Mollema, Valverde 

 

Trafik Terörünün Yeni Kurbanı :: Giant-Alpecin

Trafik terörünün son kurbanı Giant-Alpecin takımı oldu. İspanya’da kampta olan Giant-Alpecin’in 6 bisikletçisine de İngiliz bir turistin kullandığı karşı yönden gelen araç çarptı ve sonucu çok kötü oldu. Kazaya maruz kalan isimler: Warren Barguil, John Degenkolb, Chad Haga, Fredrik Ludvigsson, Ramon Sinkeldam ve Max Walscheid.

Giant-Alpecin

Giant-Alpecin’in yaptığı açıklamada, Warren Barguil’in elinde (skafoid) bir kırık olduğu, Joh Degenkolb’ün çeşitli yerlerinden ameliyatlar olduğu, en son da kesilmiş parmağı için ameliyata girdiği, Ramon Sinkeldam ve Fredrik Ludvigsson’ın çizik ve morluklarla atlattıkları, Max Walscheid’ın elinin ve tibia kemiğinin çatladığı ve en ağır durumda olan Chad Haga’nın boyun ve çene yaraları cerrahi müdahale gördü ama orbita (göz) için daha sonra ameliyat olacağı bilgisi geçildi.

Son yapılan açıklamalara göre de, Warren Barguil, Fredrik Ludvigsson, Ramon Sinkeldam ve Max Walscheid’in taburcu olduğu söyleniyor. Durumu en ağır olan isim ise Chad Haga.

Giant-Alpecin-crash-photo

Kazadan sonra İspanya basının çektiği fotoğraf.

Sagan İnişte Kükredi

CKYnTWVW8AA3u8IHer zaman deliliği ve renkli kişiliğiyle ön plana çıkan sempatik bisikletçi Peter Sagan, yaşadığı tüm şansızlıklara rağmen denemeye ve her gün güçlenmeye devam ediyor. Sagan’ın sprintlere olan kabuliyeti aşikâr. Her zaman ipi göğüsleyemese de bir şekilde podyumda olmayı başarıyor (Tour de France 2015’te ikincilik x 5, üçüncülük x 2). Tırmanışlarda neler yapabileceğini de kaçış gruplarında ya da tırmanış finişlerinde görüyoruz (Keza sezon başı Tour of California 2015’te, Mt. Baldy tırmanışı sonrası genel klasman birinciliği). Zamana karşı etaplarda bile ilk 10, ilk 20 zorlamaya başlayan bir Peter Sagan var.

Sagan’ın hâlâ hangi özellikte bir bisikletçi olacağı tartışılmaya devam ediyor. Açıkçası bunu kendinin de bildiğini sanmıyoruz. Belki de bu kafa karışıklığının en büyük sebebi, kendisinin çoklu yeteneklere sahip olmasının farkındalığıdır. Artık bu farkındılığı bir yere kanalize ettiği zaman ise, büyük bir patlamayı tüm bisiklet kamuoyuna yaşatacaktır.

Aşağıda izleyeceğiniz görüntülerde ise Peter Sagan’ın iniş yeteneklerine göz atacağız. Hızlanışı, kadro kullanımı, kusursuz el hakimiyeti ve viraj alışları muazzam. Bu inişte Messina köpek balığı Vincenzo Nibali’nin de Peter Sagan’ın hemen arkasında olmasını isterdik ama sarı mayo grubu kaçışın bir hayli gerisinde kaldı. Bu arada beklenildiği üzere, Sagan etabı yine ikinci bitirdi. Kazanan Lampre – Merida’dan Ruben Plaza oldu.

Bu arada Col de Manse inişinin çok meşhur ve zor olduğunu hatırlatalım. Geraint Thomas da, iniş esnasında Warren Barguil’in çarpması sonucu kendini havada uçarken buldu.

 

 

Dinlenme Günü :: Tour de France (Hatırlatmaç)

Olağanüstü temposu, sürpriz finalleri, beklenmedikleri olağan kılmasıyla diğer turların içinde bir dünya kupası ki kimileri için evrenin en büyük spor olayı Tour de France, bu senede bizleri büyülüyor. Peki ilk dinlenme gününde geriye bakarsak tur neden bu kadar büyük?  Elbette sprint ağırlıklı etapları geride bıraktık ve bu tur için yeterli değil, dağları beklemek lazım ama 2 efsanenin yıkıldığı, büyük kazaların yaşandığı, sarı mayo belirsizliğinin sürdüğü, aradığımız sprintere dahi ulaşamadığımız bir belirsizlik serüveni ile karşı karşıyayız.

Hatırlamak Gerekirse: Neler Yaşadık?

İlk olarak Rohan Dennis’in (kimileri için sürpriz) zamana karşı performansından başlayalım. Utrecht › Utrecht etabında arkasına seyirci desteğini alan Tom Dumoulin, rüştünü ispatlamış Tony Martin ve Fabian Cancellara gibi isimleri sollayan Avustralyalı’ya, büyük saygı gönderiyoruz. Mesafe açısından çok tatmin edici görünmeyen ITT etabı temposu ve forma aşkıyla gelecek etapların habercisi olması açısından önemliydi. İlk sarı mayomuz vatana millete hayırlı olsun.

Sprint

Değişen ara kapı kurallarıyla birlikte kendimizi hem etap içi hem etap sonu bir yarışın içinde bulduk. Sprintleri Alman hegemonyası olarak yorumlayabiliriz. Andre Greipel’e hayran kalmamak mümkün değil. Her etap sonu en iyi pozisyonu almayı başaran Greipel, iki etap kazandı.

Peter Sagan’ın domestik performansını da göz gönüne alarak yaptığı işi bir kenara atmamak lazım. Gerçekten inanılmazdı. Özellikle tırmanışlardaki performansı ve kazalar yüzünden gergin olan peloton içerisindeki rolü ile ilk 9 etapta akıllarda en çok kalan isimlerden olan Sagan, Yeşil ve Beyaz mayoyu üstünde tutuyor. Peter Sagan hakkında herkesin bir görüşü var ama biz büyük bir klasikçi olması dileğinde bulunalım.

Turun sprinter performansında en büyük hayal kırıklığı, (Fransızları bir kenara bırakırsak) Mark Cavendish. İlk etaplarda özellikle Mark Renshaw kaynaklı bir Cav çöküşü vardı ki, etap sonlarındaki mimiklerden Caps yapılır, ama efsane olmanın ilk şartı, her düştüğünde ayağa kalkmasını bilmek. Son sprinti kazanıp, Tour de France’de etap kazanma onuruna bir kez daha ulaşan Cavendish, Champs-Elysees’nin yolunu tuttu.

Yeşil Mayo

1. SAGAN P. (TCS) 213 puan
2. GREIPEL A. (LTS) 210 puan
3. CAVENDISH M. (EQS) 159 puan
4. DEGENKOLB J. (TGA) 158 puan

Efsanelerin Kaybı

Başlıktan yorumla doğabilecek yanlış anlaşılmayı kırmak isterim. Sarı mayo adaylarımız şimdilik sapasağlam. Yine de Tony Martin ve Fabian Cancellara gibi iki efsaneye ayrı paragraf açmamak haksızlık olurdu. Hollandalıların yeni prensi Tom Dumoulin sonrasında, iki büyük zamana karşıcısını da kaybeden tur, henüz üçüncü etapta (Huy) yaşanan ağır kazayla birlikte Fabian Cancellara’ya (etabın sarı mayosu), 6. etapta ise halen tam olarak kavrayamadığım bir Tony Martin faciasıyla iki efsaneye de veda etti.

Martin’in ben gidersem hepiniz benle gelirsiniz edasıyla tüm favorileri yerle yeksan ettiği olayda, Tony köprücük kemiğini kırmaktan kurtulamadı. Tony Martin gibi Etixx – Quick Step sporcusu Zdenek Stybar’ın etabı kazanması, ardından alınan Cavendish röpörtajı, takım içindeki güler misin ağlar mısın tavrını en net ortaya koyan karelerden biri olsa gerek. Aynı gün içerisinde TDF’de etap kazanıp, önemli bir sporcu kaybediyorsunuz ve üzerine bir de spor antolojisinde yer alacak bir fotoğrafı biz spor severlere sunuyorsunuz. Anlatması zor bir an, yaşamasını tahmin edemiyorum. Etixx – Quick Step gözünden o gün;

Sarı Mayo

Dokuz etapta sekiz farklı etap galibi, beş ayrı sarı mayo sahibi çıkaran turumuzun sarı mayo paragrafında genel klasman liderlerinin ufak değerlendirmesini sunalım.

Liderler

Chris Froome 31h 34’12”
Tejay Van Garderen 0’12”
Alberto Contador 1’03”
Rigoberto Uran 1’18”
Alejandro Valverde 1’50”
Nairo Quintana 1’59”
Vincenzo Nibali 2’22”
Warren Barguil 2’43”
Robert Gesink 2’52”
Bauke Mollema 2’56”
Jean-Christophe Péraud 3’30”
Joaquim Rodriguez 3’52”

İlk sporcumuz Thibaut Pinot; muhteşem Eurosport spikerlerimizden (tüm Fransızlara önerilir; “TDF Türkiye’de izlenir”) aldığımız bilgilere göre, Pinot ciddi bir özgüven problemine sahip. Tur içerisinde sayısız kez yere düştüğünü, sürekli bir isyan halinde olduğunu, şanssız olduğunu ve pek de iyi bir takıma (FDJ) sahip olmadığını belirtelim. Yaşadığı talihsizlikler sonucu Chris Froome karşısında ciddi bir zaman farkı yiyen Pinot’un, liderler tablosunda üst sıralara yetişmesi pek mümkün görünmüyor. Buradan FDJ takımına da ayrı bir parantez açmak isterim. Liderlerini kazalara karşı savunmasız bıraktılar ve kaza sonrası lideri pelotona yetiştirme konusunda da oldukça başarısızlardı.

Chris Froome benim gözümde en güçlü favori. Keza hiçbir etapta zayıflık belirtisi göstermeyen Froome, en iyi domestik kadroya da sahip gibi gözüküyor. Vincenzo Nibali’nin ise yarattığı bir çok soru işareti bulunuyor. Şu an sarı mayo sahibi Froome’un 2’22” arkasında kalan Nibali, genel klasmanda büyük bir yara aldı.

Alberto Contador’un Giro yorgunluğu ile geldiği Tour de France’de, konumu şimdilik sağlam gibi. Tejay Van Garderen ve Nairo Quintana’yla sarı mayodan çokta uzaklaşmayan Contador’un, dağlardaki performansı merak konusu.

Sarı Mayo yarışı sürerken hava koşulları, etap koşulları, tırmanış performansları herkesin aklında. Peki bizim aklımızda neler var?

Aklımıza Takılanlar

– Joaquim Rodriguez ve Rigoberto Uran, Polka-Dot (dağların kralı) mayo ve genel klasman şansları nedir? İlk 5 içerisinde yer alırlarsa şaşırır mıyız ?

– Pinot hiç değilse bir TDF etabı kazanabilir mi?

– Contador dağlarda Froome’un temposuna ayak uydurabilecek mi?

– Takım arkadaşları olan Quintana ve Valverde arasında liderlik mücadelesi yaşanacak mı?

– Quintana sürpriz bir atakla sarı mayoyu giyer mi?

– Nibali zaman farkını kapatır mı?

 

Yazar: Sercan Saka @sercansaka